Baumgartner

Paul Auster
Çevirmen:
Seçkin Selvi
Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 46 dk.
Sayfa Sayısı:
168
Basım Tarihi:
Aralık 2023
Yayınevi:
Can Yayınları
Orijinal Adı:
Baumgartner
ISBN:
9789750762598
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Sıralamalar
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bir başka değişle dağıttın, artık eski kendin değilsin.
7/10
·168 syf.··
2025 47. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2025 09:59
Yazarından okuduğum ilk kitaptı, son olabilir. Aslında dilini ve anlatımını beğendim. Ana karakterin duygularını arka plana atıp davranışlarını yorumlatıyordu insana. Ana konuya uyum sağlayan bir tarzdı. Ana karakterimiz Baumgartner, eşi Anna’nın ölümünden sonra uzun bir süre kendi kabuğuna çekilmiş 71(diye hatırlıyorum) yaşında bir amcamız. Kitabın ilerleyişi çoğu zaman Anna’nın ölmeden önce yazdığı otobiyografik mektuplar ve anılardan oluşuyor. Auster’in anlatım gücü tartışmasız bir şekilde üst düzey. Okuyucuyu sarıp sarmalayan bir doğallığı var. Beğenmediğim kısım kitabın son bölümleriydi. Bu söylediğim etkiler nedense azaldı ve sanki başka biri yazmış gibi hissettirdi. O baştaki okuma zevki kayboldu. Nasıl anlatsam, bitsin diye çırpınıyordum neredeyse. O kadar sıktı. Gençlik zamanlarını anlatıyor ailesini vs anlatıyor ama ben bunu okumak için mi yüz sayfa okudum? Eğer gençliği anlatılacaksa ortalarda ya da başlarda olmalıydı bana kalırsa. Tempodaki düşüş ve tekrar eden temalar kitaba olan ilgimi çok düşürdü. Böyle olmasa düşünmeden 8-9 puan verirdim. Genel olarak bakıldığında edebi değeri yüksek ama zaman zaman okuyucuyu yoran bir eser. Yazar böyle güzel temalı bir kitabı heba etmiş. Daha farklı bir final de gerekliydi bence. SONUNU HİÇ BEĞENMEDİM. Öyle işte. Daha kısa ve odaklı bir finalle etkileyici bir eser olurmuş. Ama şuan kitaplığımdaki öylesine bir kitap olarak görüyorum. Favori alıntım: “Neredeyiz? Nerede miyiz? Buradayız ya işte, her zaman olduğumuz yerde, her birimiz doğduğumuz andan ölünceye kadar kendi ''burada''mızın içindeyiz.”
BaumgartnerPaul Auster · Can Yayınları · 2023569 okunma
Fırsat varken tadını çıkaralım Molly. Yarın ne olacağı hiç bilinmez...
8/10
·168 syf.·
2024 73. kitabı
~~~Neredeyiz? Nerede miyiz? Buradayız ya işte, her zaman olduğu muz yerde -her birimiz doğduğumuz andan ölünceye kadar- kendi "burada"mızın içindeyiz~~~ Paul Auster'ın son romanı "Baumgartner" yazar ve yakında emekli olacak felsefe profesörü Baumgartner'ın hayatını ve eşi Anna'ya duyduğu derin ve sonsuz sevgiyi anlattığı, 1968'den günümüze kadar uzanan bölümlerle tasvir edilen roman, dolambaçlı bir şekilde hafıza ve anı sarmallarına dönüşürken, Anna'nın yokluğunda yaşamak için mücadele etmeye devam eder. New York'ta yazdıkları, sonraki kırk yıldaki tutkulu ilişkileri ve Baumgartner'ın Newark'taki gençliğine ve Polonya doğumlu babasının bir giyim mağazası sahibi ve başarısız bir devrimci olarak yaşadığı hayata, şefkatle, zekayla ve Auster'ın keskin bakış açısıyla bir kesit sunar. Baumgartner, sıradan yaşamın en küçük, en geçici anlarındaki güzelliğin ne olduğunu sorar: Neden bazı anları hatırlıyoruz ve diğerlerini unutuyoruz? Bir anı, bir iç döküş, bir yasam olan kitap kendi adıma boğaz düğümlemesi olarak okunan bir son kitaptı benim için... ~~~Bir olayın gerçek olarak kabul edilmesi için gerçek olması mı gerekir, yoksa varsayılan olayın gerçekliğine duyulan inanç mı onu gerçek yapar?~~~ ~~~Yaşamak acı çekmektir, ... ve acıdan korkarak yaşamak da yaşamayı reddetmektir~~~ Baumgartner'ın hayatı, eşi Anna'ya olan derin ve kalıcı sevgisiyle tanımlansa da şimdi Anna yok ve Baumgartner yetmişli yaşlarında ve bir yandan da Anna'nın yokluğuyla yaşamaya çalışır. Şefkat, zeka ve Auster'ın sıradan hayatın en küçük, en geçici bölümlerindeki güzelliğe olan keskin bakış açısıyla zengin olan Baumgartner, hafızanın ağrısı gibi bı bakış açısı da bırakır. Paul Auster'in yaşam öyküsü zaten kendi içinde ayrı bı roman konusu olmalı bence yazılsa yok satar kitap kesin, bunları da öğrenince
Külliyat Okumalarım
BaumgartnerPaul Auster · Can Yayınları · 2023569 okunma
Yaş 70, iş bitmiş (mi acaba?) :)
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2024 07:11
71 yaşındaki kahramanımız Seymour Tecumseh Baumgartner (buradan sonra kendisinden "STB" olarak bahsedeceğim) inceleme başlığının tersini kanıtlayan bir hayat yaşamaya başlıyor; ki o da aslında hayatının aşkı eşi Anna'nın ölümünden sonra geçen yılların ardından yaşla beraber gelen emeklilikle, tam da dünyevi koşuşturmaları bırakmaya hazırlanırken... BaumgartnerBaumgartner , aslında Paul AusterPaul Auster in otobiyografik bir eseri. Dikkatli okurlar, yazarın ana karakterle aynı doğum günününe sahip olması gibi birçok sevimli detayla karşılaşacaklar. Yazar bu incelemeyi yazdığım sıralarda kanserle savaşıyordu, kısa süre evvel oğlu ve 10 aylık torununu sansasyonel bir şekilde kaybetti ve kendi sağlık durumunun kritikliğinin bilincinde, BaumgartnerBaumgartner ı "muhtemelen okurlarıma veda eserim" diyerek basıma yolladı. Bu nedenle baştan aşağı metaforik bir hikaye ile karşılaşacaksınız; kapağın "pembe günbatımı rengi"yle ömrünün son demlerini, "çalkantılı okyanus" resmiyle roman kahramanının eşinin okyanusta boğulmasını temsil ettiğini düşünürseniz, tüm taşlar yerli yerinde. Bu bilgiler sonrasında, başlayayım kitabı sizlere anlatmaya...Kitap 5 bölümden oluşuyor. İlk bölümde STB nin gündelik hayatından bir kesite şahit oluyoruz; sabah kalkışından gece uykuya dalışına kadar, olaylara verdiği tepkileri, görüştüğü kimseleri, aklından geçenleri öğrendiğimiz tipik 1 gününe...Ölümünün üzerinden 10 yıl geçmiş olmasına rağmen, hala Anna'yı bir tencere tavasına ya da yudumladığı kahvenin kupasına bakarak yad etmesinden, eşine olan aşkını da bu bölümde anlıyoruz. Bunu yaparken okuyucuyu geçmişe flashbacklerle götürüp, çalan bir kapı ziliyle günümüze geri getiriyor STB. Zaman geçişleri son derece doğal ve okuru yormadan roman boyunca gündelik uyaranlarla devam ediyor. Bu tarzla çağdaş yazarları okumanın verdiği yakınlık
Edebiyat & Roman
BaumgartnerPaul Auster · Can Yayınları · 2023569 okunma
8/10
·168 syf.··
2024 81. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2024 13:38
Neden bazı anıları hatırlar, bazılarını unuturuz? Yazarın birkaç kitabını okumuştum. Yine bu kitap da keyifli ancak sonlara doğru sadece bitsin diye okuduğum bir kitap oldu. Kısaca kitap, eşinin ölümü sonrasında büyük üzüntü yaşayan 72 yaşındaki felsefe profesörünün, emekliliğe ve dünyadan elini eteğini çekmeye hazırlanışını konu alıyor. İnsanlığa dair insana dair başarılı çözümlemeleri olsa da malesef biraz sıkıcıydı veya ben yanlış zamanda okudum. Keyifli okumalar..
1000 Kitap
BaumgartnerPaul Auster · Can Yayınları · 2023569 okunma
* bu bir inceleme değildir.
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2024 85. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2024 03:20
Baumgartner; Paul Auster'ın okuduğum ilk kitabı ve kesinlikle son değil! Okumak için çok nedenim varken bu kadar ertelemiş olmamı evrenin bana "daha zamanı değil" demesine bağlıyorum, 30 yaşında fark ettiğim kırılmalar ve bir yılı dava devirmeye yakın oluşumuz sayesinde kitaptan aldığım okumanın hazzı majör seviyeye ulaştı. Hikaye yetmiş yaşındaki profesörün eşini kaybettikten on sene sonraki sıradan bir günü ile başlıyor ve sonrasındaki rutinlerinden Proustvari bir şekilde kahramanımızın eşi ile anılarına ve tuttuğu yasa tanıklık ediyoruz, Yas teması kendi başına ağır bir konu olduğu için okumakta zorlansam da "Judith ve Sonrası"nda hikâyedeki akıcılığa ve kendi anılarımın akıntısına kaptırdım kendimi, karakterle birlikte belleğimi canlandırıp kendi yaşamımın içine düşerek sonra silkelenip tekrar kurguya döndüğüm bir okuma oldu... Bana kitap tavsiyesi verdirip büyük bir heyecanla geri dönüş yapan Cansel'e, ortak okuma heyecanımıza sadece dahil olmakla kalmayıp birlikte okumak için bu kitabı öneren Cansu'ya sonsuz sevgi ile (Gece yarısından sonraki bir saatte kitabı bitirme sebebim de onlar, iyi ki varlar)
BaumgartnerPaul Auster · Can Yayınları · 2023569 okunma
Puan vermedi·168 syf.·
2025 85. kitabı
"her birimiz doğduğumuz andan ölünceye kadar kendi "burada"mızın içindeyiz." Yas süreci, istemesekte ağır ve sancılı geçen bir süreç. Bu süreci atlatmak ise kişiye göre değişiyor. Süreci anlama ve kabul etme ise hemen olan bir durum değil. Barthes, Yas Günlüğü kitabında kederin bir ritmi olduğunu söyler. Keder ve yas sürecinin kendi içinde toplumdan topluma, kişiden kişiye değişen bir ritm duygusu var. Paul Auster'in Baumgartner kitabı yazarın yasama veda etmeden önce yazdığı son kitap. Bu bakımdan da oldukça değerli. Auster, bu keder ritmini Baumgartner isimli felsefe profesörünün eşini kaybetmesi üzerinden anlatıyor. Baumgartner, metinde eşiyle olan ilk tanışmalarını, yaşadıklarını anlatırken, ailesiyle atalariyla olan ilişkileriyle de yüzleşiyor. Auster, yas duygusunun hiçbir zaman geçmediğini hep kendisini hatırlattığını dile getiriyor ve bu durumu vücudumuzda bir uzvumuzun kayboluşu ile açıklıyor. Bu benzetme cok etkileyiciydi. Bir olay, bir kaza sonucu uzuvlarından birini kaybeden insanların bazı zamanlar küçük bir kaşıntı hissettiklerini zaman zaman sanki uzuv varmış gibi davrandıklarını söyleyerek yas sürecini de buna benzetiyor. Evde yer alan daktilo ona eşinin yazdığı şiirleri, çeviri yaptığı günleri hatırlatıyor. Hüzün hep bir beklemede ve çıkmaya hazırlanıyor. Kitabın sonunda doktora öğrencisinin Baumgartner 'in eşinin yazdığı şiirler üzerine inceleme yapmak istemesi de anıların yeniden hayat bulması, yas sürecine karşı bir direnç gücüvoluşturması bakımından önemli Fournier'in Dul isimli kitabı da bir yas sureci kitabıdır ama Fournier hüzün ve mizahı birleştiren bir anlatım ortaya koyar. Auster'in metni daha farklı. Kitap otobiyografik öğeler de taşıyor.Kitabı sevdim. Yas ve keder üzerine yazılan metinleri okumayı seviyorum. İlgilenenlere
BaumgartnerPaul Auster · Can Yayınları · 2023569 okunma
8/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
Baumgartner", yetmiş bir yaşına basmış ve eşi Anna'nın vefatının ardından derin bir üzüntü içindeki bir felsefe profesörünün yolculuğunu ele alıyor. Roman, bu profesörün emekliliğe geçişini ve hayatın karmaşasından uzaklaşma sürecini detaylı bir şekilde işliyor. Eser, Baumgartner ve Anna'nın 1968 yılında New York'ta geçirdikleri zorlu öğrencilik zamanlarına odaklanarak başlıyor. Çalışarak ve yazarak geçen bu günler, ikilinin uzun ve mutlu evliliğinin temellerini atıyor. Ayrıca, roman Baumgartner'ın gençlik yıllarına ve Newark'taki kökenlerine yaptığı geri dönüşlerle hafıza ve anılar üzerine yoğunlaşıyor. Felsefe profesörü Baumgartner'in öyküsü aracılığıyla ortaya çıkan, acı ve hafızaya dair derin bir araştırma var. Karmaşık ve dokunaklı olay örgüsü, karısının kaybı, yaşlanmanın getirdiği zorluklar ve geçmişin damgasını vurduğu bir hayatta anlam arayışı arasında gelişiyor. Auster ironiyi ortadan kaldırarak ölüm ve hafıza temasına değiniyor. Baumgartner'ın hikayesi, dışsal yaşama arzusu ile yaralı bir ruhun dokunaklı iç dünyası arasında bölünmüş olan kahramanın ikili varoluşu arasında gelişiyor. Profesör, yaşının getirdiği rahatsızlıklara rağmen kendisini, yoğun yaşanmış bir yaşam boyunca biriktirilen bilgelikle dolu, nazik ve cömert bir figür olarak sunuyor. Kişiliğinin temel unsurları olan sakarlığı ve yabancılığı, biz okurlarla aramızda empatik bir bağ yaratıyor. Baumgartner'ın ölen eşi Anna ile bir rüya ya da rüya vizyonu aracılığıyla tanışması olay örgüsüne bir gizem ve dokunaklı nostalji katmanı katıyor. Kocasının çaresiz nostaljisi yüzünden yaşam dünyası ile ahiret dünyası arasında sıkışıp kalan Anna'nın ortaya çıkışı, sayfaların arasına kusursuz bir mantık yerleştiriyor. Baumgartner'ın Anna'yı kurtarmak için hayatına devam etme kararı derin bir insanlık
BaumgartnerPaul Auster · Can Yayınları · 2023569 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2024 33. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2024 20:30
Yazarla tanışmak için harika bir seçim.. Ben diyaloglar etkinliği nedeni ile başladım Baumgartner'a ancak çok keyif alarak okudum. Kitap Paul Auster'ın son eseri. İlk sayfasından itibaren kendinizi kitabın içinde bulacağınız son derece akıcı bir roman. Aslında sanki hikayenin tam ortasından okumaya başlamış gibi bir his oluştu bende ilk sayfalarda.. Eserde kabaca yetmiş bir yaşında eşini kaybeden ana karakterimiz Baumgartner'in bu yas süreci içerisinde yaşadıklarını okuyoruz. Ben daha evvel ne yazık ki Auster okumamıştım ve biraz korktuğum yazarlardan biriydi. Bu kitap sayesinde diğer eserlerine başlama cesaretim de oldu. Sizler zaten yazarı tanıyor ve hatta seviyorsanız eminim ki çok keyif alarak okuyabilirsiniz.
BaumgartnerPaul Auster · Can Yayınları · 2023569 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2026 7. kitabı
·
40 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 15:13
Otobiyografik özellikler taşıyan kitap yazarın son kitabıdır. Yas ve hatıralar konusunu o kadar güzel anlatır ki kendi hayatınızda yaşadıklarınızı görürsünüz sanki sayfalarda . Bu kitap edebi bir sondur yazar için . Paul Auster 2024 yılında hayatını kaybetti ve okuruna harika kitaplar bıraktı. Sırada New York Üçlemesi okunmak üzere beni bekliyor .
Edebiyat
BaumgartnerPaul Auster · Can Yayınları · 2023569 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2025 11. kitabı
Paul Auster – Baumgartner Kitap İncelemesi Yazardan daha önce Cam Kent serisini okumuştum çok sevmiştim.Çok farklı bir üslubu var yazarın.Farklı anlatım tarzına ilk başta adapte olmak zor geliyor ama alışınca içinden çıkmak istemiyorsunuz.Baumgartner kendisinin son eseri biliyorsunuz yakın zamanda kendisini kaybettik.Bu eseri bir veda kitabı.Tam yazarımıza yakışan bir veda olmuş. Paul Auster’ın “Baumgartner” adlı eserine dair ilk izlenimlerim, insanın içsel yolculuklarına dair derin ve sarsıcı bir keşif. Kitap, sıradan bir adamın sıradan olmayan hayatını ve bu hayatın dönüm noktalarını sorguluyor. Baumgartner, bir adamın yaşadığı içsel boşluğu ve bununla başa çıkma çabalarını konu alırken, kimlik, yalnızlık ve insan ruhunun karanlık tarafları üzerine düşündürüyor. Auster, karakterinin gözünden hayatı anlatırken, okuru da bu karanlık labirentte yolculuğa çıkarıyor. Baumgartner’in bugünü ile başlayıp çocukluğuna kadar olanı süreci ailesini,eşini ve onların hayat mücadelesini okuyoruz.Bir yandan da hayata tutunmaya çalışan 70 yaşındaki bir adamı takip ediyoruz. Kitap, Auster’ın özlü anlatım tarzı, detaylı karakter analizleri ve insan ruhunun karanlık yönlerine dair derin bakış açılarıyla etkileyici bir okuma sunuyor. İçsel hesaplaşmalar, kayıplar ve yeniden doğuş arayışında olan herkes için bir tür ayna görevi görebilir. kübrakübra BaumgartnerBaumgartner Paul AusterPaul Auster
BaumgartnerPaul Auster · Can Yayınları · 2023569 okunma

Yazar Hakkında

Paul AusterYazar · 37 kitap
Paul Auster (3 Şubat 1947, Newark, New Jersey - 30 Nisan 2024, Brooklyn, New York, ABD) ABD'li roman yazarı, şair ve senarist. Paul Auster, 3 Şubat 1947'de New Jersey'de, Polonya'dan ABD'ye göçmüş Yahudi bir ailede doğdu. Annesi bayan Queenie Auster, babası ise hukukçu bay Samuel Auster'dı. South Orange, New Jersey ve Newark'da büyüdü. Columbia Üniversitesi'nde İngiliz, Fransız ve İtalyan edebiyatı üzerine eğitim alan, 1971-1974 yılları arasında Fransa'da yaşadı. İlk evliliğini Amerikalı yazar Lydia DavisLydia Davis ile yapan Auster, 1981 yılında, bir başka tanınmış Amerikalı yazar Siri HustvedtSiri Hustvedt ile evlendi. Geleneksel kitap konularının dışına yüksek bir başarıyla çıkıp, yaratıcılığın sınırlarını genişletebilmiş olan Auster'in başlıca yapıtları arasında New York Üçlemesi, Yalnızlığın Keşfi, Yanılsamalar Kitabı, Kırmızı Defter, Leviathan, Kehanet Gecesi, Duman, Görünmeyen, Yükseklik Korkusu, Yazı Odasında Yolculuklar, Karanlıktaki Adam bulunuyor. Auster'in yazarlığa ilk başladığı yıllardaki sıkıntılı günlerinde Paul Benjamin imzasıyla yayınladığı bir de polisiye romanı vardır. Bu roman yazarın otobiyografik romanı 'Cebi Delik' in eki olarak yayınlanmıştır. Can Yayınları tarafından Seçkin SelviSeçkin Selvi 'nin çevirisiyle 'Köşeye Kıstırmak' adı ile 2000 yılında Türkçeye kazandırılmıştır. 2006 yılında İspanya'nın saygın ödüllerinden olan Asturias Ödülü'nü edebiyat dalında Paul Auster kazandı. 26'ncısı düzenlenen "Asturias Prensi" ödüllerinde, aralarında Orhan PamukOrhan Pamuk 'un da yer aldığı 18 ülkeden 26 yazar edebiyat dalında aday gösterilmişti. Yazarın Duman (Smoke) ve Surat Mosmor (Blue in the Face) isimli senaryoları ünlü yönetmen Wayne Wang tarafından filme çekilmiştir. Daha sonra Lulu On The Bridge ( Lulu Köprüde) İsimli kitabını da kendisi filme çekmiş, hem senarist hem de yönetmen olarak yapıtın tüm aşamalarında bulunmuştur. Film hakkında yaptığı bir söyleşide kendi yazma biçimi üzerine konuşurken Peter Brook'un bir röportajından alıntı yaparak işlerinde mitlerin uzaklığıyla gündelik yaşamın sadeliğini kaynaştırmaya çalıştığını söylemiştir. Ödülleri 2006 - 26. Asturias Ödülü - Edebiyat