Baumgartner

Paul Auster

Puan

7.410 üzerinden
218 kişi
Bir başka değişle dağıttın, artık eski kendin değilsin.
7/10
·168 syf.··
2025 47. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2025 09:59
Yazarından okuduğum ilk kitaptı, son olabilir. Aslında dilini ve anlatımını beğendim. Ana karakterin duygularını arka plana atıp davranışlarını yorumlatıyordu insana. Ana konuya uyum sağlayan bir tarzdı. Ana karakterimiz Baumgartner, eşi Anna’nın ölümünden sonra uzun bir süre kendi kabuğuna çekilmiş 71(diye hatırlıyorum) yaşında bir amcamız. Kitabın ilerleyişi çoğu zaman Anna’nın ölmeden önce yazdığı otobiyografik mektuplar ve anılardan oluşuyor. Auster’in anlatım gücü tartışmasız bir şekilde üst düzey. Okuyucuyu sarıp sarmalayan bir doğallığı var. Beğenmediğim kısım kitabın son bölümleriydi. Bu söylediğim etkiler nedense azaldı ve sanki başka biri yazmış gibi hissettirdi. O baştaki okuma zevki kayboldu. Nasıl anlatsam, bitsin diye çırpınıyordum neredeyse. O kadar sıktı. Gençlik zamanlarını anlatıyor ailesini vs anlatıyor ama ben bunu okumak için mi yüz sayfa okudum? Eğer gençliği anlatılacaksa ortalarda ya da başlarda olmalıydı bana kalırsa. Tempodaki düşüş ve tekrar eden temalar kitaba olan ilgimi çok düşürdü. Böyle olmasa düşünmeden 8-9 puan verirdim. Genel olarak bakıldığında edebi değeri yüksek ama zaman zaman okuyucuyu yoran bir eser. Yazar böyle güzel temalı bir kitabı heba etmiş. Daha farklı bir final de gerekliydi bence. SONUNU HİÇ BEĞENMEDİM. Öyle işte. Daha kısa ve odaklı bir finalle etkileyici bir eser olurmuş. Ama şuan kitaplığımdaki öylesine bir kitap olarak görüyorum. Favori alıntım: “Neredeyiz? Nerede miyiz? Buradayız ya işte, her zaman olduğumuz yerde, her birimiz doğduğumuz andan ölünceye kadar kendi ''burada''mızın içindeyiz.”
BaumgartnerPaul Auster · Can Yayınları · 2023570 okunma
Fırsat varken tadını çıkaralım Molly. Yarın ne olacağı hiç bilinmez...
8/10
·168 syf.·
2024 73. kitabı
~~~Neredeyiz? Nerede miyiz? Buradayız ya işte, her zaman olduğu muz yerde -her birimiz doğduğumuz andan ölünceye kadar- kendi "burada"mızın içindeyiz~~~ Paul Auster'ın son romanı "Baumgartner" yazar ve yakında emekli olacak felsefe profesörü Baumgartner'ın hayatını ve eşi Anna'ya duyduğu derin ve sonsuz sevgiyi anlattığı, 1968'den günümüze kadar uzanan bölümlerle tasvir edilen roman, dolambaçlı bir şekilde hafıza ve anı sarmallarına dönüşürken, Anna'nın yokluğunda yaşamak için mücadele etmeye devam eder. New York'ta yazdıkları, sonraki kırk yıldaki tutkulu ilişkileri ve Baumgartner'ın Newark'taki gençliğine ve Polonya doğumlu babasının bir giyim mağazası sahibi ve başarısız bir devrimci olarak yaşadığı hayata, şefkatle, zekayla ve Auster'ın keskin bakış açısıyla bir kesit sunar. Baumgartner, sıradan yaşamın en küçük, en geçici anlarındaki güzelliğin ne olduğunu sorar: Neden bazı anları hatırlıyoruz ve diğerlerini unutuyoruz? Bir anı, bir iç döküş, bir yasam olan kitap kendi adıma boğaz düğümlemesi olarak okunan bir son kitaptı benim için... ~~~Bir olayın gerçek olarak kabul edilmesi için gerçek olması mı gerekir, yoksa varsayılan olayın gerçekliğine duyulan inanç mı onu gerçek yapar?~~~ ~~~Yaşamak acı çekmektir, ... ve acıdan korkarak yaşamak da yaşamayı reddetmektir~~~ Baumgartner'ın hayatı, eşi Anna'ya olan derin ve kalıcı sevgisiyle tanımlansa da şimdi Anna yok ve Baumgartner yetmişli yaşlarında ve bir yandan da Anna'nın yokluğuyla yaşamaya çalışır. Şefkat, zeka ve Auster'ın sıradan hayatın en küçük, en geçici bölümlerindeki güzelliğe olan keskin bakış açısıyla zengin olan Baumgartner, hafızanın ağrısı gibi bı bakış açısı da bırakır. Paul Auster'in yaşam öyküsü zaten kendi içinde ayrı bı roman konusu olmalı bence yazılsa yok satar kitap kesin, bunları da öğrenince
Külliyat Okumalarım
BaumgartnerPaul Auster · Can Yayınları · 2023570 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yaş 70, iş bitmiş (mi acaba?) :)
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2024 07:11
71 yaşındaki kahramanımız Seymour Tecumseh Baumgartner (buradan sonra kendisinden "STB" olarak bahsedeceğim) inceleme başlığının tersini kanıtlayan bir hayat yaşamaya başlıyor; ki o da aslında hayatının aşkı eşi Anna'nın ölümünden sonra geçen yılların ardından yaşla beraber gelen emeklilikle, tam da dünyevi koşuşturmaları bırakmaya hazırlanırken... Baumgartner , aslında Paul Auster in otobiyografik bir eseri. Dikkatli okurlar, yazarın ana karakterle aynı doğum günününe sahip olması gibi birçok sevimli detayla karşılaşacaklar. Yazar bu incelemeyi yazdığım sıralarda kanserle savaşıyordu, kısa süre evvel oğlu ve 10 aylık torununu sansasyonel bir şekilde kaybetti ve kendi sağlık durumunun kritikliğinin bilincinde, Baumgartner ı "muhtemelen okurlarıma veda eserim" diyerek basıma yolladı. Bu nedenle baştan aşağı metaforik bir hikaye ile karşılaşacaksınız; kapağın "pembe günbatımı rengi"yle ömrünün son demlerini, "çalkantılı okyanus" resmiyle roman kahramanının eşinin okyanusta boğulmasını temsil ettiğini düşünürseniz, tüm taşlar yerli yerinde. Bu bilgiler sonrasında, başlayayım kitabı sizlere anlatmaya...Kitap 5 bölümden oluşuyor. İlk bölümde STB nin gündelik hayatından bir kesite şahit oluyoruz; sabah kalkışından gece uykuya dalışına kadar, olaylara verdiği tepkileri, görüştüğü kimseleri, aklından geçenleri öğrendiğimiz tipik 1 gününe...Ölümünün üzerinden 10 yıl geçmiş olmasına rağmen, hala Anna'yı bir tencere tavasına ya da yudumladığı kahvenin kupasına bakarak yad etmesinden, eşine olan aşkını da bu bölümde anlıyoruz. Bunu yaparken okuyucuyu geçmişe flashbacklerle götürüp, çalan bir kapı ziliyle günümüze geri getiriyor STB. Zaman geçişleri son derece doğal ve okuru yormadan roman boyunca gündelik uyaranlarla devam ediyor. Bu tarzla çağdaş yazarları okumanın verdiği yakınlık
Edebiyat & Roman
BaumgartnerPaul Auster · Can Yayınları · 2023570 okunma
8/10
·168 syf.··
2024 81. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2024 13:38
Neden bazı anıları hatırlar, bazılarını unuturuz? Yazarın birkaç kitabını okumuştum. Yine bu kitap da keyifli ancak sonlara doğru sadece bitsin diye okuduğum bir kitap oldu. Kısaca kitap, eşinin ölümü sonrasında büyük üzüntü yaşayan 72 yaşındaki felsefe profesörünün, emekliliğe ve dünyadan elini eteğini çekmeye hazırlanışını konu alıyor. İnsanlığa dair insana dair başarılı çözümlemeleri olsa da malesef biraz sıkıcıydı veya ben yanlış zamanda okudum. Keyifli okumalar..
1000 Kitap
BaumgartnerPaul Auster · Can Yayınları · 2023570 okunma
* bu bir inceleme değildir.
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2024 85. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2024 03:20
Baumgartner; Paul Auster'ın okuduğum ilk kitabı ve kesinlikle son değil! Okumak için çok nedenim varken bu kadar ertelemiş olmamı evrenin bana "daha zamanı değil" demesine bağlıyorum, 30 yaşında fark ettiğim kırılmalar ve bir yılı dava devirmeye yakın oluşumuz sayesinde kitaptan aldığım okumanın hazzı majör seviyeye ulaştı. Hikaye yetmiş yaşındaki profesörün eşini kaybettikten on sene sonraki sıradan bir günü ile başlıyor ve sonrasındaki rutinlerinden Proustvari bir şekilde kahramanımızın eşi ile anılarına ve tuttuğu yasa tanıklık ediyoruz, Yas teması kendi başına ağır bir konu olduğu için okumakta zorlansam da "Judith ve Sonrası"nda hikâyedeki akıcılığa ve kendi anılarımın akıntısına kaptırdım kendimi, karakterle birlikte belleğimi canlandırıp kendi yaşamımın içine düşerek sonra silkelenip tekrar kurguya döndüğüm bir okuma oldu... Bana kitap tavsiyesi verdirip büyük bir heyecanla geri dönüş yapan Cansel'e, ortak okuma heyecanımıza sadece dahil olmakla kalmayıp birlikte okumak için bu kitabı öneren Cansu'ya sonsuz sevgi ile (Gece yarısından sonraki bir saatte kitabı bitirme sebebim de onlar, iyi ki varlar)
BaumgartnerPaul Auster · Can Yayınları · 2023570 okunma