"Bir gün, birân-bir günün bir anında
Seni sevecek kadar-sana seni anlatsam.
Başımdaysam sonunda-sonundaysam başında,
Yürüyor yenilenen, yorulmayan bir anlam.
Sözcüklerin içinde-sözcüklerin dışında,
Düşünlerinde eksik, yaşamlarında tamam.
Sen de anlamalısın gidiyorken yanında,
Başına vura-vura ben sana anlatamam.
Üşünen gecelerin sıcak karanlığında
İki'den bir'i, bir'den iki'yi çıkaramam."
"Giderken bura için, gelince ora için.
Gününde ve gecende kendince ora
için
Sakladığın kendini böldün iki yarım'a;
İki kez yaralandın bir yarım yara için."
"Sana ben anlatırdım
Şarkıların dilini.
Sen burada, sen burada olsaydın.
Gelirdi kulağına.
Unuttukça mutluyum.
Mutluyum unuttukça
Derdi bir ses, sıcacık..
Ama ben mutluluğa
İçimden inansaydım."
"Bir gün, bir evde, bir kedi
Vardı.
O gün, bir evde, o kedi
Benden sıcaklığını
esirgemedi.
O gün, o evdeki o kedi
Beni bana götürdü getirdi.
Ona şarkılarımı söyledim;
Uyudu, bakıyordum, benimleydi.
Bir ikilem oldu beklenmedik;
Geçmiş günlerin yumaklarını didikledi.
Var mıydı, yok, var
gibi
Kucağımdaydı kedi.
Gözlerindeydi
gözlerim,
közleri gözIerimdeydi.
Ellerimi tırmalıyordu elleri...
Ürperdim, birden içim titredi.
Bir gün, bir evde, bir kedi
Vardı.
O gün, bir evde, o kedi
Beni taa çocukluğumdan
aldı
O gün, o evdeki, o kedi,