Bu ümmetin gencinin hedefi bellidir: En büyük kazanç olan Allah’ın rızası.
Üniversite, medrese, memurluk, zenginlik, ev, arsa neye denk olabilir bu büyük kazancın yanında!
Allah’a abd ve asker olmak öyle lezzetli bir şereftir ki, tarif edilemez. Vazife ise, yalnız bir asker gibi, Allah namına işlemeli, başlamalı. Ve Allah hesabıyla vermeli ve anmalı. Ve izni ve kanunu dairesinde hareket etmeli, sükûnet bulmalı. Kusur etse, istiğfar etmeli.
“Ya Rab, kusurumuzu affet. Bizi kendine kul kabul et. Emanetini kabzetmek zamanına kadar bizi emanette emin kıl. Âmin”
Insan zayıftır; belalar çok. Fakirdir; ihtiyacı pek ziyade. Acizdir; hayat yükü pek ağır. Eğer Kadir-i Zülcelale dayanıp tevekkül etmezse ve itimad edip teslim olmazsa, vicdanı daim azap içinde kalır. Semeresiz meşakkatler, elemler, teessüfler onu boğar. Ya sarhoş ya canavar eder.