Rabbinin hükmüne sabret, balık sahibi (Yunus Peygamber) gibi olma! Hani dert ve sıkıntıyla (Rabbine) dua etmişti.
Şayet Rabbinden bir nimet ona ulaşmış olmasaydı, kınanmış bir hâlde boşluğa atılacaktı.
Rabbi onu seçti ve salihlerden kıldı.
Büyük sahâbîlerden biri olan Salman el-Fârisî, yine büyük sahâbî Ebû’d-Derdâ’ya —Allah ikisinden de razı olsun— şöyle yazmıştır:
“Bundan sonra bil ki, sen arzuladığın şeye ancak nefsinin istediklerini terk etmekle ulaşırsın. Umduğun şeye de ancak hoşlanmadığın şeylere sabretmekle erişirsin.
Öyleyse sözün zikir olsun, suskunluğun tefekkür olsun, bakışın ise ibret olsun.
Bil ki, insanların en zayıfı - hevâsına uyan, buna rağmen Allah’tan (iyilikler) umandır.
İnsanların en basiretli olanı ise - kendi nefsiyle meşgul olan ve ölümden sonrası için amel işleyendir.” {Behcetü'l-Mecâlis ve Ünsü'l-Mecâlis syf. 332