Serinin son kitabı olan Tehlikeli Düşler’de ana karakterleri önceki iki kitapta tanımaya başlamıştık. Ünvanı alan kardeş Ewan ile yolları ayrılan çocukluk aşkı Grace’in hikayesini okuyoruz. Beklentim oldukça yüksekti, karakterlerin müthiş bir hikaye potansiyeli vardı. Üstelik bu bir Sarah Maclean kitabıydı.
Duygu dolu ve heyecanlı bir kitap beklerken hayal kırıklığı yaşadım maalesef. Grace’in kararsızlıklarını okurken yoruldum. Önceki kitaplardan bildiğimiz kadarıyla Ewan acımasız bir babayla büyümüş herkesin deli sandığı ama içinde çocukluk aşkını besleyen tehlikeli ve geçmişi karanlık bir dük ama kadına olan aşkı dışında hiçbir vasfı hikayesi yokmuş gibi yazılması da ayrı bir hayal kırıklığı oldu benim için.
Sanki ilk iki kitapta okuduğum ve sevdiğim Grace ile Ewan değildi okuduğum.
Kitap boyu hep bir yükseliş bekledim ama yazar beklenen atağı yapmadı, kitabın sonunda hikayeyi yükseltmeye çabalasa da kitabın bütünü öylesine durağandı ki kitabı kurtarmadı. Karakterler küçücük bir olay çemberi etrafında dönüp durdular. Aşk ve kardeşlikle ilgili heyecanlı bir kitap bekliyordum ama ilk iki kitapta bile Ewan’ın kardeşleriyle olan ilişkisi daha iyi yazılmıştı, Ewan ile Grace’in aşkı bana geçmedi. O bağın kuvvetini ben hissedemedim şahsen. Ha bir daha Sarah Maclean okur muyum? Evet, elbette okurum. Yazarın sevdiğim kitapları sevmediğim kitaplarından çok daha fazla.