Akşamın alacakaranlığı çökerken batmaya yüz tutmuş güneşin yumuşak eğimli tatlı ışınları altında uzayıp giden bozkır, sanki seferdekilere dünyanın ne kadar uçsuz bucaksız olduğunu gösteriyordu.
Tüm yol boyunca Cengiz Han'ı güneşten koruyarak sürekli olarak başının üzerinde duran bir küçük bulut peydah olmuştu. Han nereye giderse bulutçuk da hemen peşinden gidiyordu.