Bu düşünceler zihninde sürekli dolaşırdı; iktidar ve ceza aynı zamanda mı oluşmuştu? Habil'i öldüren Kabil hapsedilmiş miydi? Tanrı hapishaneyi yaratmış mıydı o zaman? Elma yemek mi daha büyük bir suçtu, kardeşini öldürmek mi? Tanrı insan soyunun zalimlik eğilimini gördükten sonra onları cennetten atsa daha mantıklı bir hikâye olmaz mıydı?
Son bir senedir hayatım sisin içinde koşmaya benziyor. Ne önümü ne arkamı görebiliyorum. Etraf, beni sinsice öldüren gri bir tabakayla kaplı. Attığım adımları göremiyorum, çaresizce süzülüyorum içeride.