7 kıtaya ayak basan ilk Türk olan Barkın Özdemir'i Instagram'da takip ediyordum. Antarktika ile ilgili hikayelerini hayranlıkla izlemiştim. Kitabı ilk çıktığından beri çok merak ediyordum. Okumak şimdiye kısmetmiş. Harika bir kitap. Kitabı okurken hem çok farklı bilgiler öğreniyorsunuz hem de Barkın ile birlikte dünyanın öbür ucunda bir maceraya, geziye çıkıyorsunuz. Sanki Barkın giderken beni de yanına almış gibi hissettim. Bir günlük olduğu için gördükleri/öğrendikleri yanında gezisi sırasında hissettiği duyguları da yazmış. Bu nedenle okurlara cesaret verdiğini, insanın içinde bir şeyleri harekete geçirdiğini düşünüyorum. Kitap çıktıktan sonra bir çok güzel geri dönüş almış olması bence bunun bir göstergesidir. Bu tarz günlükleri, seyahat kitaplarını seven ya da sadece Antarktika'yı merak edenlere öneririm. Herkese keyifli okumalar dilerim.
Bu rüya hiç bitmesin, hep benimle olsun istedim. Belki de bu yüzden daha çok fotoğraf çekmek istiyoruz, o rüya bitse de küçük bir parçası bizimle kalsın diye.
Kendime sürekli, "Burada misafir sensin, bunu hiçbir zaman unutma," diyorum. Yemyeşil zeminden arkada yükselen dağların siluetine kadar her şey o kadar büyüleyici ki... Düşünüyorum da ânı yaşamaktan daha güzel bir şey var; ânı hatırlamak. Sanırım beni en çok hayatta tutan şeylerden biri, hatıralarım.