Yani aşk acısı her zaman bir aşk acısıdır belki ama her bir insandaki hikâyesi başka başkadır.Dolayısıyla anlatılan şey insana dair olduğu için biz onu okuduğumuzda , aslında kendi hayatımızda belki asla tecrübe edemeyeceğimiz ama sırf insan olduğumuz için bir o kadar da tecrübe etme ihtimalimiz olan bir meseleyi görme, anlama ve özümseme imkanına sahip oluruz.Yani bir hayat tecrübesini , insana dair bakış açısını görür;insanı daha iyi tanırız.En çok da aslında kendimizi tanırız.
"Mektuplar, kağıttan başka bir şey değil"dedim."Yakılsalar bile, yürekte kalması gereken kalır; yakılmayıp saklansalar bile, uçup gitmesi gereken uçup gider."
Emekçi sınıfındanım. Ama dünyayı ayakta tutan ,bu sınıf; ayrıca sömürülenler de bu emekçi sınıfı. Nasıl bir devrim ki bu, emekçi sınıfının anlayamayacağı büyük büyük laflar atıyor ortaya ! Ne kadar saçma bir sosyal devrimdir bu!