Aurora

Aurora
@Bsnn
"Kendimi bir sonbahar ağacı gibi hissediyorum.Mutlu bir sonbahar ağacıyım ben.Yere düşen yapraklarımı eğilip topluyorum,sonra yaprakları havaya savuruyorum."

Aurora

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.·
2023 2. kitabı
William Shakespeare
8.3/10 · 11,2bin okunma
Reklam
Sone 153 Uykuya daldı aşk tanrısı, yanında alev alev meşale: Dian'ın bir kızı fırsat buldu bir kere, Aşk ateşiyle yanan meşaleyi aldığı gibi eline, Daldırıverdi o an vadideki buz gibi pınarın içine, Sarıldı aşkın kutsal alevleriyle pınar, Ayazmaya dönüştü, cana can katan sular, Çaresiz dertlere artık bir derman var, Bir ateş daha aldı sevgilimin gözünden; Aldı ve yaktı göğsümü aşk tanrısı; Hastalığa düşüp de şifa umdum pınardan, Boşuna, olmadı pınar bana derman. Aşk tanrısının ateş aldığı o yeri, Kendime şifa bildim, sevgilim gözleri.
Sayfa 159·Kitabı okudu
Sone 148 Ah, ne gözler vermiş aşk şu başıma, Hakikate büsbütün kör etmiş beni; Aklım da terk etmiş beni, yetmezmiş gibi, Sağır etmiş kulaklara gözün güzel bildiğini, Benim güzel dediğime bütün dünya çirkin dese ne hükmü var ki? Değilse, demek aşkın gözü diğerlerince göstermez hakikati: Hayır! Nasıl yapsın? Nasıl görsün aşk gerçeği, Gözyaşlarıyla izlerken olan biteni? Öyleyse şaşmamalı gözün gördüğüne; Bulutlar çekilmeden göremez güneş bile. Ah kurnaz sevgili! Gören gözler görmesin diye bütün kabahatini, Yaşlarla kör edip duruyorsun beni.
Sayfa 154·Kitabı okudu
Sone 122 Ezberimde senden armağan bu defter, Aklımda yaşayacak her bir dizesi, Alelade kağıtları terk etti yazdığın sözler, Zamanın ötesinde, ebediyete kavuştu hepsi; Yeter ki şu kalbim ve beynim benim, Yaşasınlar doğanın rızasıyla, Ta ki onlar yüz tutana dek unutulmaya, Senin yazdıklarınsa yenilmeyecek geçen zamana. Defter çaresiz kalır bunca anıyı sığdırmaya, Hem ne gerek var aşkın kaydını tutmaya; Bıraktım defteri göze alıp her şeyi, Anılardır güvendiğim, esirgemezler benden seni: Deftere bel bağlamak, hatırlamak için seni, Sonunda unutkanlığa mahkum eder beni.
Sayfa 128·Kitabı okudu
Sone 60 Nasıl ki dalgalar koşar çakıllı kıyıya, Öyle koşuyor saatler kendi sonlarına; Her biri önündekinin yerini alıyor; Hepsi birer birer ileri atılıyor Doğuş, ışığın içinde bir süre kaldıktan sonra, Erişkinliğe doğru emekliyor ve tacını takıyor orada, Lakin bu zaferine muhalefet biçimsiz tutulmalar, Ve zaman kendi verdiği armağanı yok etmeye başlar, Yok eder gençliğin serpilişlerini, Derin çizgiler çeker alnına durmadan, Doğanın nadide bereketleriyle beslenir de, Hiçbir şey kurtulamaz onun tırpanından: Yine de dizelerim ulaşacak umut dolu günlere. Övecek kıymetini, boyun eğmeyecek o gaddar ele.
Sayfa 66·Kitabı okudu
Reklam