Büşra Nur

Büşra Nur
Yüksek Lisans
KONYA
KONYA
43 okur puanı
Ocak 2019 tarihinde katıldı
Her çift, özellikle de uzun vadede, krizler atlatır. Ama ‘kriz’ aynı zamanda arınma ve iyileşme anlamına gelir. Bir krizin derin anlamı burada yatar. İlişki sayesinde büyürüz ve çocukluktan kalan yaraları iyileştiririz. Bu bazen yorucudur ve çift için ağır bir yük oluşturur. Ama rezonans halinde olan bir çift her türlü sınanmaya göğüs gerecektir. Krizler birlikte atlatılır. Dünyadaki hiçbir şey aidiyet hissini sorgulatamaz…
Sayfa 156·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam
İstemeye başlamadan önce hayatınızı hangi yönde değiştireceğinize karar vermeniz gerekir. Bütün ihtimaller mümkündür. Yani var olan ihtimallerin her biri… O zaman, dönüşmek istediğiniz kişiyi düşünün. Daha sonra şu anda olduğunuz kişiye bakın. Eğer arada büyük bir fark varsa o zaman hızla inancınızı olmak istediğiniz kişiye yönlendirmeniz ve olmak istemediğiniz bu kişiyle vakit kaybetmeyip gündelik hayatınızı şu anki kişiliğinize göre yaşamayı bırakmanız gerekir…
Sayfa 80·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
İç dünyamızda sahip olduğumuz her şey dış dünyada da karşımıza çıkar, çünkü dış dünyamızın yaptığı tek şey içimizdeki bilinci yansıtmaktır. Sadece bilincimizi hedefe yönlendirdiğimizde hayatta gerçekleşmesini istediğimiz şeylerle aynı rezonans alanına girebiliriz. İstek duyduğumuz olaylara ulaşmayı amaçlıyorsak düşüncelerimizi, hislerimizi ve inançlarımızı gözlemlemeye ve kontrol etmeye başlamalıyız, çünkü düşündüğümüz veya hissettiğimiz HER ŞEY bir rezonans alanı yaratır…
Sayfa 68 - Koridor Yayınevi·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Bir topluluğa yeni dahil olmuşsanız, aşina olduğunuz bir yerden uzaklaşmışsanız, beyniniz tüm bu yenilikleri yönetebilmek için uğraşıp duracaktır. Fakat yeni çevrenizde gerçek ilişki çapaları yoksa, bunu başarması çok zordur. İlişkiler gelişir tabii ama bu zamanla olur. İşte bu nedenle insanlar büyük değişimlerin ilk altı ayında, yani bilindik, istikrarlı, güvenli olanı geride bırakıp yeni bağlantılar kurmaya başladıkları süreçte çok daha kırılgan olurlar.
Sayfa 294 - Dr.Perry·Kitabı okudu
Yazar ve biyokimyacı Isaac Asimov’un dediği gibi: “Hayatın şu an en üzücü tarafı bilimin bilgiyi, toplumun bilgeliği topladığından daha hızlı toplaması.” Kendimizi bu icatlarla doğa dünyasından ve ‘sosyal’ tercihlerimizden uzaklaştırmanın sıkıntılarından biri bu durumun dünyayı takip etmemize yarayan sinir sistemleri üstünde baskı yaratmasıdır. Stres tepkisi sistemlerimiz modern dünyanın duyu kakofonisini takip edeceğim derken helak oluyor: Cadde gürültüsü, trafik, uçaklar, radyolar, televizyonlar, buzdolabının uğultusu, bilgisayar fanının tıslaması. Şehirde yaşıyorsanız sistemlerin üstüne daha beter yük biniyor. Sokakta gördüğünüz her yeni insan için beyniniz tekrar tekrar şu soruları soruyor: “Güvenli mi? Tanıdık mı? Dost mu düşman mı? İtimat edebilir miyim?” Her bir insanın özelliklerini tarayıp onları “içinizdeki güvenli ve tanıdık kataloğu”na göre değerlendirirsiniz. Sosyal çevreyi böyle biteviye taramak kafamızdaki işlemciyi ciddi ölçüde yoruyor olabilir. Bir yandan da doğaya isyan bayrağını çekmiş durumdayız. Geceleri uyanık kalabilmek için yapay ışık kullanıyoruz. Yediğimiz gıdalar inanılmaz işlenmiş; bedenlerimizin sindirebilmek üzere evrildiği gıdalardan epey farklılar. Tüm bunlar bedenimizde, özellikle beynimizde stres yaratıyor.
Sayfa 286 - Dr.Perry·Kitabı okudu
Reklam