…Allah’ın kendi yarattığı cennetin içine kendisinin bilerek bir cehennem tohumu olan beşer adlı mahlukatı yerleştirdiğini düşünmekten kendimi alamıyorum. Cihânı cehennem, hayatlarımızı bedbaht kılan bizzat bizleriz. Biz kendi kendimizin düşmanıyız. İnsan denen aklı yüce mahlukat, malesef şeytandan hain, akbabadan beter, cellattan acımasızdır.
Ne kusur ettim ki, bu belâ-yı ilahi benim başıma geldi, diye kendi etrafını dolaş. Zira gelen bela ve ceza senin fiilinin göstergesidir.
Ahmed Avni Konuk
İnsanlar kendi kalplerinin derdine düştüklerinde, ruhlarının dünya tarafından işgal altına alındığını fark ettiklerinde, hayatın yatay (sahip olma, satın alma) bir düzlemde değil dikey (olma, kemâlât, sülûk) bir biçimde
hareketlendiğinde anlamlı olduğunu kavradıklarında bir
eteğe tutunma ihtiyacı hissediyorlar. Böylece "vebtegû ileyhil vesîlete(Allah’a yakınlaştıracak vesileler arayın) [Mâide, 35]" tecelli ediyor. Bu ne büyük lütuftur.