Fatma Büşra

"Türkleri Müslüman edenler doğrudan Araplar değildi. Araplar İranlıların, İranlılar da Türklerin Müslümanlığına vesile olmuştur. Dolayısıyla Türklerin İslam anlayışında Farisi etki çok fazladır. Mesela çok ilginçtir, Türkler namazdan önce ‘vuzû’ almazlar, abdest alırlar. Bu eylem için Arapça değil Farsça bir tabir kullanmayı tercih ederler. Namaz kılmak bile Farsçadır. Kisranın önünde perestiş etme, hafif eğilme anlamına gelen Pehlevice kökenli ‘nemaz' kelimesini biz 'namaz' şeklinde söylüyoruz. Mesela 'nebî’ demek yerine daha çok 'peygamber' demeyi tercih etmişiz. Peygamber, peyâm 'haber, ber 'getiren' anlamında Farsça bir terkiptir." Mahmud Erol Kılıç
Sayfa 272
Reklam
Günümüzde fazla okuyanlara "kitap kurdu" deniyor ki bu isimlendirme çok pazarlama, tüketim kokuyor. Eskiler "muhibbân-ı kütüb" dermiş. Muhibbân-ı kütüb; kitap okumayı sevmenin dışında ona topyekûn bir eşya olarak (koku, cilt , sayfa, muhteva) aşık olanlar için kullanılırmış. Mecânin-i kütüb; hastalık derecesinde kitaba düşkün (mecnûn) olanlara denirmiş. Mesela yastık yerine kitapla uyuyanlar, kitapla konuşanlar.
Sayfa 267

Fatma Büşra

, bir kitap okudu
Puan vermedi·232 syf.·
Beğendi
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2024 00:53
·
2024 12. kitabı
Dino Buzzati
8.2/10 · 19,8bin okunma
Gönül ehli gitti de aşk şehri boş kaldı deme, Cihan Şems-i Tebrîzi ile dolu Mevlana gibi mürid nerede? Kâsım-ı Envar
Sayfa 208
"Arifler, 'Edebin, ekmekteki un, ibadetinse ekmekteki tuz gibi olsun’ demişler. İbadeti yerine getirmekle yetinmek değil, ibadeti, ondan daha yoğun ve çok olan bir edebin içinde eritmek anlamına gelir bu."
Sayfa 197
Reklam