Kendini hayatında ilk defa görmüştü. Gözleri görmek için yaratılmıştı fakat o ana kadar dünyanın sürekli değişen manzaralarına bakmakla o kadar meşgul olmuştu ki kendine bakmaya fırsat bulamamıştı.
Hayat artık çaba gerektiren ve kısıtlamalarla dolu bir macera değil.
Kaygısızca yaşanacak ve altüst edilecek bir oyun zevk alınacak ve ardından umursamazca bir kenara atılacak oyuncak. 
Kendini ona doğru eğilmek zorunda hissediyor ve ancak çaba sarf ederek bu hisse karşı koyup kendini dizginleyebiliyordu. Ama ondan uzak durmasına neden olan zıt dürtülerde vardı
İlk kez ve ilk başlar da gayet bilinçli olarak kendi gibi davranmaya başlamış ama çok geçmeden yaratmanın hazzıyla kendi bildiği dünyayı kendin dinleyenlerin gözlerinin önünde canlandırmanın heyecanlıyla kendini kaybetmişti.