busrahter

busrahter
@Bsrnrkrky
ع
Çocuk Gelişimcisi ve Arapça Muallimi
22 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
​"Mekke’nin en zengin kadını, Şi’b-i Ebi Talib vadisinde kuru bir ekmek kabuğuna şükrederken bile asaletinden ve rızasından hiçbir şey kaybetmiyordu."
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
​"Gözleri Muhammed Mustafa’ya (s.a.v.) değdiği günden beri, dünya onun nazarında sadece O’nun davasına hizmet edecek bir gölgelikten ibaretti."
Puan vermedi·226 syf.··
2026 5. kitabı
Akıl ile Ruhun Medeniyet Çatışması: Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu ​Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in bir Ramazan ayı boyunca teravihten sahura kadar uzanan sohbetlerinin derlenmesiyle oluşan bu eser, sadece bir felsefe okuması değil; Doğu ve Batı medeniyetlerinin köklerine inen keskin bir muhasebedir. Üstad, kendine has o ödün vermeyen, heybetli ve sanatkârane üslubuyla okuyucuyu önce Batı düşüncesinin dehlizlerinde gezdiriyor, ardından İslam tasavvufunun o dingin ve mutlak hakikat sarayına buyur ediyor. ​Kitabın merkezinde çok temel bir iddia var: Akıl, kendi sınırlarını ve acziyetini anladığı anda en mübarek vasıtaya dönüşür. ​Necip Fazıl, Batı tefekkürünü kronolojik bir sırayla ele alırken Sokrates, Platon, Kant, Hegel ve Nietzsche gibi dev isimlerin düşünce sistemlerini masaya yatırıyor. Onların akıl yoluyla hakikati arama çabalarını takdir etmekle birlikte, bu çabanın en nihayetinde nasıl bir duvara tosladığını ve insanlığı nasıl bir buhrana sürüklediğini gözler önüne seriyor. Batı felsefesi Üstad’a göre "bulduğu her şeyde hata etmesi mümkün bir arayış" iken; İslam tasavvufu "mutlak buluşun" kendisidir. ​Kitapta beni en çok etkileyen ve eserin omurgasını oluşturan kısım ise Şeriat ve Tasavvuf dengesi üzerine kurulan muazzam tahliller oldu. Üstad, günümüzde sıkça düşülen büyük bir hatayı, henüz kitabın başında bıçak gibi kesip atıyor: Şeriatı dışlayan bir tasavvuf anlayışının sapkınlık; tasavvufun ruhundan (yani lübbünden) yoksun bir Şeriat anlayışının ise kuru bir şekilcilik olduğunu vurguluyor. O meşhur benzetmesiyle; Şeriat bir füze rampasıdır ve insan ancak bu rampadan fırlatılarak sonsuzluğa (tasavvufa) kanat açabilir. Neden Okunmalı? Bu kitap, felsefeyi İslamî bir süzgeçten geçirerek okumak ve "Doğu-Batı" sentezini klişelerden uzak, dikey bir derinlikle
Batı Tefekkürü ve İslam TasavvufuNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 19992,154 okunma
​"Biz huzuru yanlış yerlerde, yanlış insanlarda aradık. Oysa huzur, bizi yaratana teslim olmaktayken yanı başımızdaymış."
​"Kendini bulmak istiyorsan, önce kaybettiğin yerlere bakmalısın. İnsan en çok da kendi içindeki karanlıkta kaybolur."