"ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR"
Sabır ve tahammül çokça karıştırdığımız kavramlar bence. Tahammül h-m-l kökünden gelir, fail hâli hammaldır. Problemlerin taşıyıcısı olursak, hamal rolüne bürünürüz. İç dünyamızın da bir taşıma kapasitesi vardır. Kapasitemiz dolduğu andan itibaren gözümüz hiçbir şey görmeyecektir.
Sabır ise aktif bir eylemdir. "Başa çıkma becerisi, manevi bir uygulama, ne zaman harekete geçeceğini bekleme, izleme ve bilme eylemidir. Çözüm odaklı olmak beraberinde gelir. İç dünyamız genişledikçe sabrımız artar. Bu sebeple Allah, Asr Suresi'nde hakkı ve sabrı tavsiye edenlerin hüsrandan münezzeh olduğunu buyurur, sabredenlerle birlikte olduğunu vurgular. Madem Allah sabredenlerle beraber, birlikteliği devam ettirmek için çözüm üretmeye talip olmalı.
Tahammül ettiğimizin farkına varamıyoruz genellikle. Tahammül de desek sabır da desek, unutmamamız gereken bir husus daha var: Dişimizi sıkarak "Sabrediyorum." derken, göz- lerimiz alev alev "Tahammülümü zorluyorsun." derken, çocuğumuzla ilişkimizde kendimizi değerli ve çözümün parçası hissedeceğimiz iletişim dilini kurmadığımızı fark edemiyoruz.