"Olduğumuz yer baki değil, oldukları yer de baki değil. İyi de geçiyor, kötü de geçiyor. Ne kederlenmeye değiyor ne de böbürlenmeye. İyi yaşamak, kendimizce güzel bir iz bırakmak ve keyifle bu dünyadan ayrılmak en önemlisi."
"Birisi kabuk tutmuş yaralarımızı okşamaya başladığında, cırt diye açılıveriyor ve kanamaya başlıyor yeniden oluk oluk. Birine teslim olduğumuzda ve içimizi döktüğümüzde, bedenimiz ve ruhumuz kan içinde kalıyor. O yüzden değil mi içimizi tutmalarımız, birine teslim olmaktan korkmalarımız, ortalıkta gergin ve tedirgin dolanmalarımız? ‘Anlatsam mı, anlatmasam mı?’ kararsızlığımız. ‘Bu sevgi beni acıtır mı?’ kuşkularımız"