Okurken sürekli acaba bende mi sorun var diye düşündüm ancak bitirdikten sonra buradaki incelemeleri okuyunca sadece kendimin böyle hissetmediğini fark ettim.
Bütün kitap boyunca olay örgüsünü sebepleriyle birlikte anlayacağımız o yeri okumak için bekledim. Karşılaşmanın altında yatan sebep neydi? Karakterlerin hangisi hangi amaçla hikayeye konmuş? Sirkin kurucularının başına gelen olayların sebepleri ne? Izobel karakterinin hikayedeki rolü ne? Daha bir sürü net olmayan şey var. Bütün bu soruların cevabı kitapta verildiyse bile üstü kapalı olduğundan dolayı ben anlayamadım. Bütün kitap sanki sadece sihir ve sirk ortamını betimlemek için yazılmış gibiydi.
Kitabın ilk 100 sayfası hadi artık bir olay olsun diye bekleyerek geçirdim. Daha sonrasında biraz daha akıcı olmaya başladı ve okumaya daha kolay devam edebildim. Ancak dediğim gibi sürekli net olmayan bir şeyler vardı. Kitap bitince her şey netleşir diye umarak son sayfaya kadar geldim. Bazı şeyler netleşti. Belki de çoğu şey netleşti. Ancak bittiğinde istediğim etkiyi bende asla bırakmadı. Arada bazı kısımları ilgimi çekse de kitabın çoğunu duygusuz bir şekilde sadece bitirebilmek için okudum.
Bütün bunlar kitabın kurgusuyla alakalı bir sorun olabileceği gibi benimle ilgili de olabilir. Ama net olan bir şey var. Bu kitapla kurmak istediğim duygusal bağı kesinlikle kuramadım.