"Bence," dedi Tehanu yumuşak, garip sesiyle, "öldüğüm zaman ben, beni var eden nefesi geri teneffüs edeceğim. Yapmadığım șeyleri dünyaya iade edebileceğim. Olmuș olabileceğim ve olamadığım şeyleri. Yapamadığım tüm seçimleri. Kaybettiğim, harcadığım
savurduğum her șeyi. Tüm bunları dünyaya geri verebileceğim. Henüz yaşamamış olan yaşamlara. Bu bana yaşadığım hayatı, sevdiğim sevgiyi, aldığım nefesi veren dünyaya hediyem olacak."
"Mutlak bir şeyde ne daha fazla vardır, ne daha az," dedi Çevik Atmaca. "Ya hepsi, ya hiçtir; işin doğrusu budur. Benim aşkım hiç ölmeyecek, diyor. Yani ebediyet talep ediyor. Ve hakkı da var. Yaşamın kendisiyken nasıl ölebilir? Biz ebediyet hakkında, o bağa girdiğimizde, göz ucuyla şöyle yakaladığımız bir andan başka ne biliyoruz ki?"