Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım,
Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım,
Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım,
Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım,
Uğrunda koparılan bir baş da ben olsaydım,
Bahira'dan süzülen bir yaş da ben olsaydım,
Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım,
Senin için görülen bir düş de ben olsaydım,
Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım,
Sana hicret eden bir Kureyş de ben olsaydım,
Damar damar seninle, hep seninle dolsaydım,
Batılı yıkmak için kuşandığın kılıcın,
Kabzasında bir dirhem gümüş de ben olsaydım.. Nurullah Genç
İsrailoğulları'na (dinleri hakkında) ilk eksikliğin girmesi şöyle oldu: Onlardan bir adam başka biriyle karşılaştığında, "Arkadaş Allah'tan kork, yaptığın yanlışı bırak! Çünkü bu sana helal değildir" derdi. Sonra ertesi gün yine aynı kişiyle karşılaşır, o da hâla aynı durumda (günahlarını işlemekte) olurdu. Arkadaşının bu durumu, o (uyaran) adamın, onunla birlikte yemesine, içmesine, oturmasına engel olmazdı. Onlar böyle yapınca Allah onların kalplerini birbirine benzetti.
Kim Allah yolunda savaşacak bir askeri techizatlandırırsa kendisi gaza etmiş (gibi) olur. Kim bir askerin ailesiyle ilgilenir, onlara iyilik yaparsa o da gaza etmiş (gibi) olur.