Buğra

Reklam
Bize arzular, istekler ihtiyaç diye takdim ediliyor. Modern kapitalizmin zihnimizde oynadığı en büyük oyunlardan birisidir bu. Oysa ihtiyaçlar değil istekler ve arzular sonsuzdur. İnsanın ihtiyaçları sınırlıdır. Arzularımızı ihtiyaç diye görmeye başladığımızda ihtiyaçlarımızın sonsuz olduğunu zannederiz.
Sayfa 60
İnsanların çok az bir kısmı okur. Okuyanların çok az bir kısmı ciddi eserler okumuştur. Bunların çok azı gerçekten planlar yaparak, yoğun ve istikrarlı çalışarak fazla sayıda ciddi eser okumuştur. Bunların da az bir kısmı önündeki ciddi eseri tenkit ederek analitik okuma yapabilecek donanım ve cesarete sahiptir. Dişe dokunur tenkitler üretebilenlerin çok azı orijinal eserler telif edebilir. Bu sebeple gerçekten Cemil Meriç’in veciz şekilde ifade ettiği gibi ‘’Her yüzyılda birkaç kişi düşünür, diğerleri ise onların düşündüğünü düşünür.’’
Sayfa 44
Akleden kalp, kalb-i selim olmak
Kur’an-ı Kerim kalbe epistemik bir fonksiyon yükler. ‘’Kalpleri vardır ama onunla kavrayamazlar’’ (A’raf7/179) ayeti bu noktaya dikkat çeker…. Halbuki akıl ne kadar hissedebiliyora, kalp de o kadar düşünür. Aklın hissetme boyutu, duygusu olduğu gibi kalbin de bir akletme melekesi vardır. Zaten ikisi birbirini beslediği oranda akıl ile kalp aynı yerde bulunur. İşte o zaman doğru ile iyi ve devamı olarak güzel bir arada bulunur.
Sayfa 39