Nasılsa insanım? Nasılsa insandım!
Okumak ve gezmek olası birsey. Peki kendini modernlik içinde sanıp da eli kitap yerine para desteleri taşıyanlara ne demeli ?
- Nereden çıkarıyorsun bunları canım benim?
- Babam dedi ki, dedi ki... Sen hem kısırmışsın, hem boşanmış kadınmışsın. Babanın yanında oturmuyormuşsun, istemiyormuşsun. Böyle yoldan çıkmış kadınlar, cehennem ateşinde yanarlarmış.
* seninki: Gülsün, kadın konuşmalarından kaptığı sözcükler içinde özellikle bunu yerli yerine oturmuştu, olanca ürkünçlüğüyle kavramıştı. İkinci kişinin istencini yadsıyan, bildiğince yoğuran, silip kendi istencine katan, hiçbir direnme hakkı tanımayan derebeyi gücü. Yüzler, kılıklar, kültür düzeyleri, sınıfsal seçme değişse de SENİNKİ aynı kalıyordu. Kendisine atalarından geçen tartışılmaz haklara ince uygulamalar getiriyordu olsa olsa.
Atkestanenin cömertçe uzattığı boşlukta ikisi, derinden serpiliyorlardı. Yaşamın bağrında görünmeden serpilen, yaşamı o yüzden dayanılmaz-güzel kılan çift yüzlü bir ölüm simgesi gibiydiler: bilinmeyen bir uzaklıkta somut, ölçülebilir bir derinlik.
Diyeceğim, bizim halkımız, sokağa on yıl da bir dökülür. İnançları ve parası değer düşümüne uğratıldığında.
Her on yılda bir, kılığı da değişir. Düşüşü kolaylaştıran yabancı - unsurlardan birtakım özellikler kaptığından.