Nasılsa insanım? Nasılsa insandım!
Okumak ve gezmek olası birsey. Peki kendini modernlik içinde sanıp da eli kitap yerine para desteleri taşıyanlara ne demeli ?
"Çünkü ben boyun eğmem, el etek öpmem." dedi. " Halbuki zamanın devletlileri mevkilerine hep boyun eğip, el etek, hatta ayak öpüp, bin türlü tabasbusla, riyayla, yağcılıkla çıktıklarından, etraflarında daima hep bu aşağılık mazilerinin çirkin hareketlerini tekrarlayanları toplarlar. Gözdeleri, nedimleri, himaye ettikleri hep alçak riyakarlar, ahlaksız müdahinler, namussuz maskaralar, haysiyetsiz dalkavuklardır... Mert, doğru, gurur sahibi, hür, vicdanın sesine kulak veren bir adam gördüler mi, hemen garez olur, mahvına çalışırlar.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hayatımda ilk defa, ezici ve insanın ruhuna işleyen bir melankoli tüm bedenimi sarmıştı. Daha önce, beni bu derece rahatsız eden bir hüznü hiç tatmamıştım. Adına insanlık denilen ortak bağ, beni karşı konulmaz bir iç sıkıntısına doğru çekmişti. Kardeşçe melankoli. Sonuçta hem ben hem de Bartleby, Ademin oğullarıydık.
Arkasına bakıyor. Kumsalın biraz ötelerinde bir zamanlar Fatma'yo gömdükleri yere bakıyor. Vasilaki'nin yelkenlisine yürüyor. Fatma bir hayaldi, Çayağzı bir hayaldir artık. Fakat kocası burada kalıyor, bir hayal değil bu. Yelkenli Çayağzından ağır ağır ayrılırken gözleri yaş içindedir. Kıyıda yavaş yavaş eriyen hareketsiz bir gölge duruyor. Belki o da ağlıyor.
Biliyor ki kadınlar erkeklerin işine karışmamalıdır. Ne acı bir katlanış bu. Kocasının büyük bir iç sıkıntısı ile haftalardan beri sessiz sessiz güreştiğini anlayıp da soramamak...