İnsan yorgunken dünya ağır görünür. Üzgünken hayat daha karanlık hissedilir. Kaygılıyken gelecek daha tehlikeli gibi algılanır. Ama bu algılar, anlıktır. Ruh hali değiştiğinde, düşünceler de değişir. Bu değişkenlik, düşüncelerin kalıcı olmadığını gösterir.
İnsan, kendine alan açtığında yorgunluk konuşmaya başlar. Neyi taşıdığını, neden yorulduğunu, neye ihtiyacı olduğunu fısıldar. Ama bu fısıltı, gürültü içinde kaybolur.