Dünya'nın neresinde olursa olsun bir kadını en çok etkileyen erkek davranışı pervasız olmasıdır.
Başkalarının söylemeye cesaret edemediği şeyleri rahatlıkla söyleyebilen erkekler, başkalarının elde edemediği kadınlarla birlikte olurlar.
Bir erkeği en çok etkileyen şey birlikte olduğu kadının vücudunun eşsiz kokusudur, parfüm kokusu değil, ten kokusu. Etkiler, çünkü eşsizdir. Parmak izi gibidir, kimsede aynı kokuyu bulamazsınız. Bir defa o kadının ten kokusuna alıştığınız zaman kimse sizi ondan koparamaz. Ben aşık olduğum her kadına, eşsiz ten kokusu sebebiyle bağlandım, onun parmak izi beni ona bağladı.
Bir kadın karar verdiğinde onu verdiği karardan geri döndürebilecek hiçbir güç yoktur. Kadınların biz erkeklerden büyük bir farkları vardır; onlar bir kararı taksitler halinde verirler. Örneğin, bir kadın kalbindeki adamı parça parça söker atar, adamın ruhu bile duymaz, kadının ruhunda ölmekte olduğunu asla bilemez... Kadın öyle bir varlıktır ki her gün bir parça daha bitirir kalbindeki adamı ve kendini bu acıya alıştırır, Her gün biraz daha acıyı ruhuna doldurur. Büyük bir acıyla aniden karşılaşmak yerine, parça parça acıya alışmak sizce de daha akıllıca bir yöntem değil mi? Bu anlamda kadınların savunma mekanizmasına her zaman hayran olduğumu açıkça İtiraf etmeliyim; çünkü biz erkekler gibi acıya hiç beklemedikleri anda yakalanmıyorlar. Her şeyi içlerinde yaşadıktan ve tüm acıyı kabullendikten sonra ilişkiyi bitiriyorlar. Bunu bir erkek asla akıl edemez. Onun için boşanma yaşamış erkekler ortalama on sene daha az yaşıyorlar, boşanma ve benzeri travmalı ayrılıkların ardından erkeğin travması, dışarıdan pek görünmese bile, kadınlara göre çok daha derindir.