Arkamızda bırakamadığımız üzüntüye ve intikam açlığına tutunduğumuzda bunun bedelini bir tek biz öderiz. Bu rezonans alanının esiri oluruz ve bizi çevreleyen alan da bu şekilde işler.
Bu iyi veya kötü değildir hiç kimse bizi başka birini affetmek zorunda bırakamaz. Ama bu yüzden duygusal anlamda büyük bir bedel öderiz.
Örneğin, incindiğimiz zamanları ve başımıza gelen haksızlıkları sık sık düşünürsek onları arkamızda bırakamayız ve bu benzer yaralardan ve haksızlıklardan dolayı acı çekmeye devam ederiz, çünkü Rezonans Kanunu'na göre onları düzenli olarak hayatımıza çekeriz.
Öncelikle, bizi yaralamış insanları ne affedebiliriz ne de affetmek isteriz. Sadece bu sebepten dolayı, huzur içinde geçmişi arkamızda bırakamayız. Bizi cezalandıran herkesin bunun bedelini ödemesini isteriz. Ama kötü haber şu: Bu olmayacak.