Bir şehrin urgan satılan çarşıları kenevir
kandil geceleri bir şehrin buhur kokmuyorsa
yağmurdan sonra sokaklar ortadan kalkmıyorsa
o şehirden öcalmanın vakti gelmiş demektir
Duygular paketlenmiş, tecime elverişli
gövdede gökyüzünü kışkırtan şiir sahtedir
gazeteler tutuklamış dünya kelimesini
o dünyadan, o şiirden öcalmalı demektir
Ölüm gelir, ölüm duygusuna karşı saygısız
ve zekâ babacan tavrıyla tiksinti verir
söz yavan, kardeşlik şarkıları gayetle tıkız
öcalınmazsa çocuklar bile birden büyüyebilir
Yargı kesin: Acı duymak ruhun fiyakasıdır
kin, susturur insanı; adına çıdam denir
susulunca tutulan çetele simsiyahtır
o siyah öcalmakçasına gür ve bereketlidir
Vandal yürek! Görün ki alkışlanasın
ez bütün çiçekleri kendine canavar dedir
haksızlık et, haksız olduğun anlaşılsın
yaşamak bir sanrı değilse öcalınmak gerektir.
🔥
İsmet Özel
Aydınlık bizim Müslüman olarak yaşayıp Müslüman olarak ölmenin bir tarafta, devletin selâmeti için her şeyi mubah görmenin karşı tarafta yer aldığını görmemize yarayacak.
Kılınan namazlar, örtülen başlar bir siyasî manevra malzemesi biçimine sokulunca Türk toprakları aleyhine işlenen suçları görünmez hâle getirmek kolaylaştı. Muktedirler tebaalarını bu suretle kırbaç-havuç diyalektiği ötesine geçmiş bir büyülü değnekle sevk etme rahatlığı ele geçirmiş oldu.
Hafızamızda Müslümanlar hendekleri kazarken Rasûlü Ekrem'in şunu söylediği var: "İnen her kazma Kisra'nın, Kayser'in sarayının duvarına iniyor." Binaenaleyh, bu kelimelerin telâffuz edildiği tarihten itibaren hayatına Müslüman olduğu iddiasıyla mânâ atfeden herkes düşünsün: Yaşadığımız günlerdeki hâkimiyet tarzını idame ettirmek için mi yoksa o hâkimiyet tarzına son vermek üzere mi yaratılmışız? Bu hususta zihnine bir berraklık temin etme mükellefiyeti altına girmeyen acınası bir yaratıktır.