Bazen öğrenciler derste bana sorarlar: "Hocam, Kürdistan'da olsanız, bir Türk olarak kendinizi ne hissedersiniz?" Onlara cevabım: "Kürt hissederim" tarzında olurdu ama özel toplantılarda, arkadaşça ilişkilerde kimliklerimiz sorulduğunda, Türk kökenli olduğumu söylerdim. "Kürt olmadığımı belirtirdim" derim. Efendim aynı şey, hangi Amerikalı ile konuşursanız konuşun "Orjinaliniz ne?" derseniz, "Avustralyalıyım, Fransızım, Bolevyalıyım" der genel anlamda ama Amerikalıdır. Hatırlayacaksınız, Muhammed Ali'ye ne kötülükler yaptılar ama adam yine de başını kaldırdı "Zafer Amerikalılarındır" dedi ve sonra başını öne eğdi. Bu büyük çoğunlukla birleşmektir, Kurucu Kültüre ortak olmaktır. Millet olabilmek budur. Yoksa şimdi devlet gönderiyor beni, Arjantin'e büyükelçi, yanımda heyetle gidiyorum. Heyetimi tanıtıyorum, "bu Trabzonlu laz Ahmet, bu Malatyalı Kürt Ali, bu Artvinli Gürcü Seyit." Adam soracak, "ne demek bu, sizde Türk yok mu?" veya "Türkiyeli Ahmet, Türkiyeli Ali veya Türkiyeli Seyit'im" diyecek. Bunlar, Kurucu Kültürü "öteki" konumuna getiren bayağılaşmalardır.