Samet Ö.

Samet Ö.
Kişinin doğum tarihi pek önemli değil aslında, dünyaya gözlerini açmak daha önemli
Kurucu Kültür
Bazen öğrenciler derste bana sorarlar: "Hocam, Kürdistan'da olsanız, bir Türk olarak kendinizi ne hissedersiniz?" Onlara cevabım: "Kürt hissederim" tarzında olurdu ama özel toplantılarda, arkadaşça ilişkilerde kimliklerimiz sorulduğunda, Türk kökenli olduğumu söylerdim. "Kürt olmadığımı belirtirdim" derim. Efendim aynı şey, hangi Amerikalı ile konuşursanız konuşun "Orjinaliniz ne?" derseniz, "Avustralyalıyım, Fransızım, Bolevyalıyım" der genel anlamda ama Amerikalıdır. Hatırlayacaksınız, Muhammed Ali'ye ne kötülükler yaptılar ama adam yine de başını kaldırdı "Zafer Amerikalılarındır" dedi ve sonra başını öne eğdi. Bu büyük çoğunlukla birleşmektir, Kurucu Kültüre ortak olmaktır. Millet olabilmek budur. Yoksa şimdi devlet gönderiyor beni, Arjantin'e büyükelçi, yanımda heyetle gidiyorum. Heyetimi tanıtıyorum, "bu Trabzonlu laz Ahmet, bu Malatyalı Kürt Ali, bu Artvinli Gürcü Seyit." Adam soracak, "ne demek bu, sizde Türk yok mu?" veya "Türkiyeli Ahmet, Türkiyeli Ali veya Türkiyeli Seyit'im" diyecek. Bunlar, Kurucu Kültürü "öteki" konumuna getiren bayağılaşmalardır.
Sayfa 509
Alıntı
Reklam
Eğitim Sistemi ve Demokrasi
Bu raporunda Dwey aynen şu görüşü ileri sürmüştür: "Hiçbir yabancı uzman başka bir toplumun eğitim sistemini yapmaya muktedir olamaz..." Dwey'in bu görüşü yerindedir çünkü eğitim sistemi yaşayan bir süreçtir. Demokrasi de bir toplumun yaşanmış deneyimin bir ürünüdür.
Sayfa 475
Alıntı
Yasa Değişikliği Toplumda Ne Yaratır?
Sık sık yasaları değiştirmek, sosyal başarısızlıkların temelinde yatan olaylara inileceği yerde yüzeyde birikenlere göre vaziyet almak, veremi önlemek için verimlileri hastaneye tıkmak gibi bir durum yaratır ki, bu da ileride daha büyük sorunların çıkmasına neden olabilir.
Sayfa 449
Alıntı
Aydın Kadro & Muhafazakar Kesim
Togukawa döneminin muhafazakar ve Meiji döneminin ilerici reform hareketlerini birbirinin aleyhine kullanacakları yerde bunları birbirini tamamlayan unsurlar olarak düşünmüşlerdir. Biri toplumun freni, diğeri de vitesi olmuştur. Muhafazakar ve ilerici düşünür potansiyeli Japon kalkınmasının en büyük sermayesi olmuştur. Bizde olduğu gibi bu gruplar birbirinin aleyhine çalışmamışlardır. Durum İsrail için de bundan farklı değildir. Bir yanda teknolojide yaratıcı dehaya sahip bilim insanları kadrosu, öte yanda bin yıllık ayrılıktan sonra ele geçirilen "ağlama taşına" yüzlerini süren atom bilginleri... Din ve bilim, bu yüksek senteze hem Japonya'da hem de İsrail'de ulaşmıştır.
Sayfa 448
Alıntı
Reklam