Orhan Türkdoğan

Orhan Türkdoğan

6.4/10
8 Kişi
·
22
Okunma
·
8
Beğeni
·
796
Gösterim
Adı:
Orhan Türkdoğan
Tam adı:
Prof. Dr. Orhan Türkdoğan
Unvan:
Akademisyen, Yazar
Doğum:
Malatya, 1928
İlk, orta ve lise öğrenimini bu ilde tamamladı. 1955 yılında Ankara Üniversitesi DTCF Felsefe ve Sosyoloji Bölümü'nden mezun oldu. 1955-59 yılları arasında Malatya Lisesi felsefe öğretmenliğinde bulundu. 1959 yılında Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji asistanlığına atandı. 1962 yılında doktor, 1967 yılında doçent, 1971 yılında profesör unvanını aldı. 1962-64 yıllarında ABD’nin Nebraska ve Missouri üniversitelerinde görev yaptı. 1971 yılında Almanya hükümetinin davetlisi olarak bu ülkede ikinci nesil Türk işçileri üzerinde incelemelerini tamamladı. 1980 yılında terör ve şiddet olayları ile ilgili olarak kaynak araştırmaları için İskoçya St.Andrews Üniversitesi'nde bulundu. 1985-1995 yıllarında Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nin kuruluşunda görev aldı. 1995 yılında Gebze İleri Teknoloji Enstitüsü İşletme Fakültesi’ne naklini yaptırdı.
Askerlerden ve memurlardan cepkeni, kaftanı, entariyi, şalvarı, potini, kavuğu, külahı yasaklayan..; setreyi, pantolon, pelerinleri, siyah derili potinleri ve Fesi getiren de yine II. Mahmut'tur.. Hatta sakallar bile onun zamanında kırılmıştır..
Osmanlı, "Kavm-i necip" olarak Arapları, "Kavm-i sadıka" olarak Ermenileri ve "Kavm-i ecnebiye"olarak da Yörük ve Tatarları kabul ediyor; asli unsur (prima mobila) konumunda bulunan Türkleri devreden çıkartıyordu...!
Bir milletin sosyolojik anlamda millet olma niteliği kazanması, her şeyden önce Dil ve Kültürde ortak bir paydada birleşmesiyle mümkündür..
Mustafa Kemal, "Memleketin sahibi ve devletin kurucusu biz Türkler, Kavm-i necip adı altında Araplara ve sarayın sadık hadimi Arnavutlara feda edildik" teşhisiyle Türklük olgusunun geri plana itilmiş olduğunu vurgulamıştır.
Osmanlı'nın yaklaşık 600 yıl süren yönetiminde iş başına geçen 288 Sadr-ı Azamın (Başbakan) yaklaşık 70 kadarı kendi halkından, ötekileri ise Yahudi ve Hristiyan kökenli idiler.
Osmanlıyı tarih sahnesinden silen zihniyet de yine bu millîlik niteliğini taşımayan unsurlardı...!
İngiltere'de standart kültür, Beyaz-Anglo-Sakson-Protestan guruplardır. Böyle bir oluşumun amacı, çok etkili unsurların devleti kuran ve yöneten egemen gurubun şemsiyesi altında toplanarak birlikteliği sağlamaktır. Aksi takdirde bu şemsiye ortadan kalkarsa tüm etnik gruplar veya çok-kültürlülük yapısı egemen olur ve yönetim bir akvaryuma dönüşür, millet olma niteliği ortadan kalkar. Osmanlı bu çizgide idi...!
Osmanlı, millileşerek Balkanlar'da egemenliğini sürdürmesi gerekirken, tam tersine şemsiyesi altındaki unsurların millileşmesi sonucu egemenliğini yitirmiştir.
Turgut Özal, "La Turquie Europe" (1988) adlı Fransızca kaleme alınan eserinde;

"Bizi Türk sayarak dışlıyorsanız, bilin ki bizim Türk denecek bir şeyimiz yoktur, uygarlık adına neyimiz varsa hepsini Yunanlılardan aldık, bizim kültürümüz Yunan kültürüdür, oğlumun adı olan 'Efe' bile, Yunancadır; bu nedenle, Avrupa Birliğine girmemiz için kültürel bir engel yoktur"
Kitap Osmanlı'dan günümüze çevre ve merkez ilişkisini çok güzel anlatıyor. Neden Türk aydın sınıfı oluşmadı veya oluşturulamadı bunun cevaplarını veriyor veya okurken size düşündürüyor diyelim.
Kitap hâli hazırda anlaşıldığı gibi Araştırma, Ders kitabı niteliğinde. Anadolu'da yaşamış ve hala yaşayan Türk ve Diğer azınlık gurupların kültürel ortaklıkları ve geçmişleri hakkında detaylı bilgiler veren, Millet olma ve Millet olarak varlığını sürdürebilmek için kültürel değerlerin önemini ve nasıl korunabileceğini anlatan öğretici bir eser.
Özellikle içerisinde Kürt ve Zaza kültürü hakkında geniş tarihi bilgiler ve incelemeler yer alıyor. Selçuklu, Osmanlı rejimlerinde Millet ve Kimlik olgusu üzerine yapılan politik ve kültürel çalışmalarda Türkler'in yaşadığı kimlik ve kültür kayıpları, Cumhuriyet ile Millileşme ve Atatürk'ün erken ölümü ile devamı sağlanamayan Kültürde, Millileşme de öze dönüş çalışmaları, Globalleşen ve Terörizm etkisi altında değişen Dünyada Kimlik ve Millet olma bilincinin önemini anlatan geniş kapsamlı faydalı bir kitap olmuş...
Akademik bir kitap. güzel değerlendirmeleri var. Terör olayları, mezhepler vb detayları akademik açıdan inceleyen kitap günümüz Türkiye'sini daha objektif değerlendirebilmek için bugünlerde mutlaka okunması gereken kitaplardan.

Yazarın biyografisi

Adı:
Orhan Türkdoğan
Tam adı:
Prof. Dr. Orhan Türkdoğan
Unvan:
Akademisyen, Yazar
Doğum:
Malatya, 1928
İlk, orta ve lise öğrenimini bu ilde tamamladı. 1955 yılında Ankara Üniversitesi DTCF Felsefe ve Sosyoloji Bölümü'nden mezun oldu. 1955-59 yılları arasında Malatya Lisesi felsefe öğretmenliğinde bulundu. 1959 yılında Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji asistanlığına atandı. 1962 yılında doktor, 1967 yılında doçent, 1971 yılında profesör unvanını aldı. 1962-64 yıllarında ABD’nin Nebraska ve Missouri üniversitelerinde görev yaptı. 1971 yılında Almanya hükümetinin davetlisi olarak bu ülkede ikinci nesil Türk işçileri üzerinde incelemelerini tamamladı. 1980 yılında terör ve şiddet olayları ile ilgili olarak kaynak araştırmaları için İskoçya St.Andrews Üniversitesi'nde bulundu. 1985-1995 yıllarında Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nin kuruluşunda görev aldı. 1995 yılında Gebze İleri Teknoloji Enstitüsü İşletme Fakültesi’ne naklini yaptırdı.

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 22 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 37 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.