Günümüz sosyal bilimcilerinden Arend Lijphart'a göre; "Bir ülkede eğer nüfusun %80 veya daha çoğu aynı dine mensupsa veya aynı dili konuşuyorsa o toplum aynı cinsten (homojen) olarak" sınıflandırılmaktadır.
Güçlü bir Mason geleneği bulunan ülkemiz, son yarım yüzyıl içinde sivil toplum kuruluşlarında, yönetici kademelerinde ve akademik kuruluşlarında giderek büyük bir güç kazanmaktadır. Türkiye'nin senyör bir sanayi kuruluşu tarafından 1950'lerde ülkemize ABD'den ithal edilen masonluğun taban örgütlerinden biri olan Rotary derneği de günümüzde İstanbul valiliği veya Bakırköy belediye başkanlığı gibi tüzel kuruluşlar tarafından adeta reklamlaştırılmaktadır.
Bir takım mason kökenli kaynaklar, yabancı soylu aydın gruplar ve onların tilmizleri dünya tarihinde Mason locasını kapatan Atatürk'ün de bir dönem Mason locası mensubu olduğunu ileri sürmüşlerse de bu hususta en ufak bir kanıt ortaya koyamamışlardır.