Samet Ö.

Samet Ö.
Kişinin doğum tarihi pek önemli değil aslında, dünyaya gözlerini açmak daha önemli
İnsan Haklarının En İyi Korunduğu Ülke (!)
Evet, bir "İslam İlimleri Üniversitesi" olduğu da ileri sürülen, verdiği diplomaların, daha önce reddedildiği halde, AKP iktidarının tutumuna paralel olarak YÖK tarafından "denkliği" kabul edilen El Ezher'e göre; dünyada insan haklarının en iyi uygulandığı ülke Suudi Arabistan. İnanılır gibi değil ama kadınlara seçme ve seçilme hakkının bile verilmediği, insanlar arasındaki eşitlik ilkesinin, bırakın sosyal ve ekonomik eşitliği, hukuksal planda da kabul edilmediği bir ülke olan ve bu yanıyla, bırakın Rönesansı, 1789'un bile çok gerisine düşen Suudi Arabistan, "insan haklarının en iyi uygulandığı ülke" ilan ediliyor. Bunun tek nedeni bulunuyor; Suudi Arabistan şeriatla yönetiliyor ve bu bir İslamcı için yeterli oluyor.
Sayfa 77
Din
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Müslüman Dünyasındaki Zahiri Durum
Bir ara sonuç olarak belirtirsek; Müslüman dünyanın büyük bölümünün gerçeklikle bağları kopmuş durumda. Çünkü, batıdan geri kalmalarına karşın, hala kendilerini dünyanın hakimi zannediyorlar. Sadece Müslüman olmak bile diğer dinlerin mensuplarından üstün ve "Allah katında" ayrıcalıklı olmaya yetiyor. Gavur ve kafir diye aşağıladıkları toplumlar bilimde, teknolojide, eğitimde, ekonomide ve nihayet uygarlıkta ne kadar ileri gitmiş olurlarsa olsunlar, Müslümanlar onlardan sırf doğuştan mensubu oldukları din nedeniyle üstün sayılıyor. Ortada tarifsiz bir zavallı bulunuyor.
Sayfa 76
Din
Geri Kalmaşlığın Nedenleri
İslamı en üstün din, müslümanları da tanrının kayırdığı en yüksek kavim/toplum olarak görme anlayışının sonucunda oluşan içine kapalı yaşam, yüz milyonlarca insanı daha koyu bir karanlığın içine sürüklüyor. Değişen dünyada, değişmez dinsel dogma ve yasalarla var olmak giderek imkansız hale geliyor. Çünkü "Kur'an'ın bir bilim kitabı" olduğu, her türlü bilimsel gelişme ve buluşun daha önceden Kur'an'da "müjdelendiği" şeklindeki bir "kör" inancı ispatlamaya çalışan İslamcıların, tarikatların ve ilahiyatçıların hükmü devam ediyor. Allah'ın her zaman Müslümanların yanında olduğu ve Müslüman olmayanların hiçbir zaman üstün olamayacağı şeklindeki inanç ya da ön yargı hala etkili oluyor. Batı dünyasındaki gelişmelerin "aslında Kur'an'da öngörüldüğü şeklinde gerçekleşti" safsatı yaygınlığını koruyor.
Sayfa 75
Din
İmam Gazali ve İslamiyet
İslam dünyasının umera, ulema ve udebadan oluşan egemen güçlerinin, hilafet kurumu ve hanedanlarının İmam Gazali teolojisini benimsemeleri; tarihin tanık olduğu en büyük entelektüel intihara yol açacaktır. Çünkü İmam Gazali, İslam dünyasının egemen güçlerinin elinde mutlak boyun eğmeyi, inanmayı, ilahi iradeyi temsil edenlere teslim olmayı ve itaatı telkin eden; bunu mutlak bir dinsel gereklilik ve Tanrı buyruğu olarak sunan benzersiz bir rıza üretimi, hegemonya ve iktidar aracı sunmuştur.
Sayfa 56
Din
İslam'ın Ortaçağı
İslam dünyası, bin yıldır inanç merkezli bilgi anlayışını benimseyen, akıl yerine nakli, yani Tanrı kelamı olan kutsal sözü, vahiyi esas alan, bunun dışındaki her arayışı kafirlik sayarak reddeden bir çizgi üzerinde ilerliyor.
Sayfa 54
Din