Osmanlı'nın ideolojik yarılma safhası olarak kabul edilen 1512 yılında yönetime geçen Yavuz Selim ki Amasya'da yaşayan oğlu Murat; Kızılbaş oluyor ve merasim ve Kızılbaş tacı giyiyordu. Safevi gruplarına karşıt gücü oluşturarak Şia hareketini Doğu ve Güneydoğu yöresinden temizlemeye çalışıyordu. Bu girişimler 16. yüzyılın ilk yarısından itibaren merkezin Sünnileşmesini güçlendirmiş, çevrenin ise itilip-kakılmasına neden olmuştur.
Özellikle cemaatçi grupların "Ulus devlet" kimliğini dışlamaları ve "ümmet" ideolojisini paravana olarak kullanmaları sonucu, Türkiye "çok kültürlülük" hatta federatif bir yapılanmanın içine doğru sürüklenmektedir.
Kürkçülük hareketinin ideolojisi, belirttiğimiz üzere dış kaynaklıdır. Bu alanda bir diğer atılım da İngilizlerden gelmiştir. Bunun ilk örneğini İngiliz binbaşısı E.W.C. Noel'in 'Kürdistan Misyonu' adlı eserinde gözleyebiliriz.
Langüistik yönden Tunceli ve Bingöl Zaza kuşağı üzerinde yürütülen incelemeler, Zazaca'nın Kürtçe'nin bir alt lehçesi olduğu tezi bir yana, aksine bir yöreye, bir bölgeye ve bir gruba özgü, vernaküler bir dil niteliğinde olduğu kanıtlarıyla ortaya koymaktadır.