Akıl karışması, söyleyecek söz bulamama ve kendini yeterince akıllı hissetmeme, kadınların kendi adlarına mücadele verirken yaşadıkları yaygın tepkilerdir. Sadece öfkeden ve kavgadan korkmayı öğrenmekten öte, böyle bir şeyi yapmanın farklılığımızı açığa çıkaracağını, diğer insanı huzursuz edeceğini ya da yalnız kalmamıza yol açacağını düşündüğümüz durumlarda, kesin sorular sormaktan ya da açık sözler söylemekten kaçınırız.
Biz kadınlar için asıl önemli konu, iletecek açık bir “ben” e sahip olmamamız ve benliğimizi tanımlamaya ve sahip çıkmaya başladığımızda aldığımız yoğun olumsuz tepkilerdir.
Ama eğer amacımız önemli bir ilişkideki eski modeli kırmak ve/veya tüm ilişkilerimize yansıtabileceğimiz daha güçlü bir benlik geliştirmekse, öfkemizi kendi benliğimiz hakkında açık ve suçlama içermeyen bildirimlere dönüştürmeyi öğrenmemiz büyük önem taşır.
Kendi aile ağacımızdaki kişilerle ilişkilerimizi yeniden incelemek büyük yararlar sağlayabilir, çünkü bu alanda oluşturacağımız benlik, diğer ilişkilerimizin yapısını da etkileyecektir.