Elizabeth ve Mr. Darcy’nin aşkının büyüsünde kayboldum. Jane Austen’in romantik kalemi, yazdığı aşkı böylesine hissettirmesi beni her seferinde şaşırtmaya devam ediyor. Kaleminin gücünü farketmek, o zamanın romantik kalemi olan kadın yazarlarla karşılaştırınca Jane Austen’ı tepeye çıkarmaya yetiyor.
Mr. Darcy’nin aşkına kavuşması için gururunu bir kenara bırakıp elinden gelen her şeyi yapması. Koşulları ilişkileri için güzel hale getirmeye çalışması ve bunu üstelik gizli saklı yapması gerçekten en beğendiğim bölüm oldu. Kavuşmalarını beklerken nefesim kesilerek okudum Elizabeth’in de en az Mr. Darcy kadar gururlu bir kız olduğunu düşünüyorum aşık olduğunu anladıktan sonraki halleri dönüp dönüp tekrar okumak istediğim altını çizdiğim yerlerden oldu.
Elizabeth ve babasının ilişkisi de güzel bir sevgi örneği oluşturmuştu kitapta. Filminde bunu çok iyi yansıtmışlar. Canlandıran oyuncu tam o role uymuş, aklımda oluşturduğum babaya çok benziyordu.
Lydia karakteri ise en sevmediğim karakterdi. Bencil ve ukala olması diğer kardeşlerine hiç benzememesi, ablalarını küçümsemesi, okurken beni kendinden iten hareketleri oldu.
Filminde ise kitaba bağlı kalınan çok yer vardı. Kitabı bitirip sıcağı sıcağına filmi izlemek farklarını daha iyi anlamamı sağladı diyebilirim. Mesela Mr. Darcy’nin aşkını itiraf ettiği yer farklılaştırılmış veya yaptığı iyilikleri yengesinden öğrenmeyip kardeşi Lydia’dan öğrenmesi gibi ufak şeyler değiştirilmiş. Genel olarak çok beğenerek izledim. Kitabı çok iyi yansıtan kaliteli bir film olmuş.
Jane Austen ile tanışmak için ilk olarak Emma’yı öneriyorum. Daha hafif bir dili olduğunu düşünüyorum. Emma’yı okuduktan sonra Aşk ve Gurur çok daha iyi anlaşılacaktır.
#janeausten #aşkvegurur #prideandprejudice #kitap #book #okudumbitti #kitapyorumu