"Güneşin evreni canlandırdığını söylüyorlar, güneş doğunca ona bir bakın bakalım, ölü mü değil mi? Her şey ölü, her yer cesetlerle dolu. İnsanlar yapayalnız, çevrelerini sessizlik sarmış, alın size dünya!"
"Size itaat etmemi sağlayacak gücünüz nereden geliyor? Neden kör talih gelip benim için en değerli varlığı buldu? Sizin yasalarınızın artık bana ne faydası var? Umrumda değil. Ben gidiyorum."
"Ey, kaderin cilvesi! Zaten bütün kış ruhumda, içime doğan bu sevinçten başka bir şey yoktu ve olamazdı da, peki kış boyunca ben neredeydim? Kalbime kulak veriyor muydum?"
"Aslında bence, belki de hiç olmayacak, bulutlar gibi yanınızdan geçip gidebilecekken pek çok talihsizliğin bir araya gelmesiyle gerçekleşen bir olay yüzünden mahvolmaktan daha incitici daha dayanılmaz bir şey olamaz."