YouTube kitap kanalımda Rus edebiyatı kitapları okurken işinize yarayacak bilgiler verdim: ytbe.one/zT0CaAXppUc
Yoksulluk ve acı dolu bir hayat sürdükten sonra adınızı Acı olarak değiştirseydiniz sizce nasıl olurdu? İşte Gorki tam da böyle yapmış biri...
Yıllardır Rus edebiyatı okuyorum. Şimdiye kadar Fyodor Dostoyevski, Lev Tolstoy, Nikolay Gogol, Mihail Yuryeviç Lermontov ve Aleksandr Puşkin gibi yazarların bütün kitaplarını okudum. Bu yüzden bütün bu yazarlardan sonra yaşamış Gorki'nin anlattıklarını çok iyi anlıyorum. Gorki, hepimizin çocukluğuna seslenip unuttuğumuz anıları canlandırıyor aslında.
Nasıl ki Lev Tolstoy, Çocukluk kitabında hayatla ilk tanışmasını anlatıyorsa; Tezer Özlü, Çocukluğun Soğuk Geceleri kitabında çocukluğunda ona çektirilen acıları ve kimsenin onu anlamamasından bahsediyorsa ve Franz Kafka da Babaya Mektup kitabında çocuk Kafka'nın babasıyla olan psikolojik mücadelesini bizimle tanıştırıyorsa, işte Gorki de bu kitabında bizi kendi çocukluk anılarına götürüyor.
Ben böyle kitaplar okuduğumda çocukluğumun ne kadar imkanlarla dolu ve acısız bir hayat olarak geçtiğini düşünmeden edemiyorum. El bebek gül bebek büyütülen bir çocuktum ben. Hiçbir maddi sıkıntımız olmadı. Annem ve babam ise ne mutlu ki hâlâ yaşıyor... Peki, bunları neden söylüyorum?
Çünkü Maksim Gorki'nin babası 4, annesi ise 11 yaşında ölüyor. Düşünsenize çocuk yaşlarınızda böyle bir durumla karşı karşıya kaldığınızı... Ölüm denen hiç tanımadığınız bir yabancı var ve etrafınızda sevdiğiniz kim varsa sizden çekip alıyor. Ve siz de buna karşı hiçbir şey yapamıyorsunuz. Tepkiniz ne olurdu?
İşte bu yüzden çok erken olgunlaşıyor Gorki. Bazı insanlar erken olgunlaşır. Acılar, zorluklar, hayal kırıklıkları ve ölümler sanki tek o insan yaşasın diye var gibidir. Haliyle insan, ölüm denen o nihai noktayla ne kadar erken tanışırsa o kadar da erken büyüyor. Hayatına