Gerçek hayat kesinlikle aşk romanlarının ucundan kıyısından bile geçmiyordu fakat içimde hala eski benden kalma, mutlu son hayalleri kuran küçük bir parçam vardı.
“Kitaplar size hikayeler anlatıp sonra çekip gitmezler. Onları insanlardan ayıran özelliklerden biri budur.”diyor Murakami. İlk defa Murakami okudum. Kitap ince olduğu için yazarla tanışma kitabı olarak uygun olduğunu düşündüm. Dili sade olduğundan okumak kolaydı. Murakami’nin de yazdığı ilk kitapmış. Bu yüzden acemilik eseri olarak görülüyor ve diğer kitaplarına nazaran yetersiz bulunuyor. Kurgusu, konusu, dili çok günlük hayattandı ve bu beni dinlendirdi. Bazen ağır bir kitap okumak ve beynimi zorlamak istiyorum ama bazen de okuduğum kitap beni dinlendirsin istiyorum. Kitabın ana karakteri müzik ve kitapsever biri. Tıpkı yazarımız gibi. Bir yakın arkadaşı var ve adı Fare. Tatillerini beraber geçiriyorlar. Ana karakterimiz hayvanları sevdiği için Biyoloji okuyor. Bu tatilinde bir kızla tanışıyor ve arkadaşlıkları tatilin sonuna kadar devam ediyor. Fare ile bazen bir kafede takılıyorlar. Mekanın sahibiyle de araları iyi. Onunla da diyaloglarını okuyoruz. Karakterimiz bazen radyo ve bazen de plak dinliyor. Biraz böyle 80 ler havası var. Radyocunun okuduğu mektup da çok anlamlıydı. Bu kitabımız aslında Fare serisinin ilk kitabıymış. Kitabın sonunda da yazarın kendisiyle ilgili açıklamaları mevcut. Bu yazmaya aşık adamın başka kitaplarını da okumak istiyorum.