Hatırlıyor musun dedi birisi diğerine yanındaki evet hatırlıyorum dedi az önceki Soran annemi dedi diğeri
nerden anladın dedi öbürü unuttun mu biz kardeşiz dedi diğeri nasıl hatırlıyorsun peki dedi diğeri o mis gibi kokuyu O melek gibi yüzü o nur gibi gönlü hatırlamaz mıyım dedi diğeri en çok hatırladın hangi an dedi diğeri hani üçümüz bir aynı yatakta yatardık ya dedi annemizin koynunda sabaha kadar uyumazdık bize masalları anlatır saçlarımızı tarar bizim için dualar ederdi işte o anı unutamıyorum dedi bir tanesi evet evet dedi diğeri nasıl da mutluyduk o zamanlar ne kadar güven de İdik keşke dedi keşke o günlere geri dönebilsek biz yine kapıda annemiz karşılasa keşke yine düşsek de dizimiz kanasa da annemiz öpeyim de geçsin dese keşke dedi mırıldarcasına diğeri çok özledim yahu dedi öbürü ben de dedi ne duruyoruz o zaman hadi gidelim yanın hemen arabalarına atlayarak yola çıktılar çok uzak değil annelernin evi kapıya geldiklerinde hadi gel dedi saklanalım dedi biri yapmayalım ya dedi diğeri yok yok sonra öperiz geçer dedi öbürü peki dedi kapının zili çaldılar beklediler kapıda tekrar Çaldılar kim o dedi içerden bir ses annelerini sesi değildi bu ya kimdi bu hemen ikisi de kapının önüne gelip açar mısınız kapıyı dediler kapı yavaşça açıldı karşılarında orta yaşlı bir bayan ve arkasında bir Bey duruyordu buyrun dediler her ikisi de bir adım geriye çekildi kapıdakiler yabancı idi acaba yanlış yere mi gelmişlerdi hayır doğru yerde dediler o zaman anneleri neredeydi çok afedersiniz dediler biz burada oturan hanımefendinin çocuklarıyız kendisi nerede orta yaşlı bayan evlatlarımısınız anlaşılan dedi erkek uzun zamandır siz görüşmüyorsunuz ne oldu dedi diğeri siz kimsiniz biz buraya yerleşeli bir buçuk sene oldu sizi ilk kez görüyoruz buradaki oturan kiracı teyze vefat edeli