Bitmek bilmeyen koşuşturmasından, ufak tefek, adi tutku oyunlarından, özellikle de açgözlülüğünden, birbirini çimdiklemelerinden, birbirini şu tepeden tırnağa süzmelerinden...
Kederi olduğu sürece üzülürdü ya da hiç çekinmeden acı çekerdi. Daha çok da acısına, sırf her acısının suçunu kendinde bulduğu için sabırla katlanır, onu paltosunu çıkarıp başkasının askısına asar gibi üzerinden atmazdı.