Kederi olduğu sürece üzülürdü ya da hiç çekinmeden acı çekerdi. Daha çok da acısına, sırf her acısının suçunu kendinde bulduğu için sabırla katlanır, onu paltosunu çıkarıp başkasının askısına asar gibi üzerinden atmazdı.
Ayrıca, insan öylesine küçük, öylesine güçsüzdür ki, bu büyük tablonun küçük ayrıntıları arasında fark edilmeden kaybolur gider!
Belki de bunun için, denize bakarken bir hüzün çöker insanın içine.
Evet, istemem denizi, eksik olsun! Onun durgunluğu, sakinliği insanın ruhunda hoş duygular uyandırmaz: İnsan sularının belli belirsiz kıpırdanışında gene aynı, uyuklasa da sınırsız olan gücü hisseder.