Gerçek ıstırabı hissetmem gereken bir zamanda, duygularımı bastırdım. Şiddetli acı çekmeyi kabul etmemek için, olanlarla gerçekçi biçimde ve doğrudan yüzleşmekten kaçındım. Sonuç olarak da bu şekilde içi boş, cansız bir yürekle yaşıyorum şimdi.
Ölen insanlar için yapabileceğin en büyük şey, onları olabildiğince uzun süre hatırlamaktır. Hafızanda o kişinin anılarını unutulmaya mahkum olana kadar saklamak. Bu yapması kolay bir şey değildir, herkesten istenilebilecek bir şey de değildir.
Kadınsız Erkekler
İki insan arasında her zaman bir sınır vardır. Hiçbir şekilde aşılamayacak bir duvar. Hiçbir insan bir insanı tam olarak anlayamaz. O kişiyi fiziksel olarak bütün çıplaklığıyla görmüş olsa bile, onun ruhunu bütün çıplaklığıyla göremez. O kişiyi bütün kalbiyle sevmek de bu durumu değiştirmez. İnsan algıladığı kadarını sevebilir ancak. Duyduğu, gördüğü, karşısındakinin ona anlattığı kadarıyla.
Kadınsız Erkekler kitabının bana düşündürttüğü şeylerden küçük bir kısım.