Kadınların erkek rollerini üstlendiği, erkeklerin kadın rollerini üstlendiği, eğlenceli bir kitap olmuş.
Traji-komik tarafları fazlaca olan, güldürürken düşündüren, aslında kadınların ne kadar zor şartlar altında yaşadığını gösteren, erkeklerin ne kadar umursamaz, ihaneti, sahtekarlığı, yalancılığı kendilerine vazife bildiklerini anlatan bir eser.
Her kadının “yaklaşmasını bilirsen” senin olabileceği algısı, “kocası” olmayan her kadının kötü yola düşebileceği, “namus ve ahlak” kavramlarının sadece kadınlara ait olduğu ironisi çok güzel anlatılmış kitapta.
Kadın rolleri zihnimize öyle bir yerleştirilmiş ki eseri incelerken bile “kadınlar” üzerinden “kadınların rollerini” yazıyorum. Aslında kitapta tam tersi anlatılıyor.
Kitabın adı da zaten “Tersine Dünya”
“İş bulduysan çalış,” dedi. “Çalışmak bir erkek için asla ayıp değil. Başın sıkışırsa gel bana, savcı bayan, başkomiser felan adamımdır. Sana hiç kimse yan bakamaz, anladın mı ?”
Esmer güzeli gardiyan, Leyla’nın kocasının kocaman elini tutuverdi:
“Yavrum.” dedi.
Leyla’nın kocası kulaklarına kadar birkaç sefer kızarırken, heyecanla söylendi:
“Ben, ben namuslu erkeğim bayan başgardiyan. Çok rica ederim…”
“Ben de namuslu kadınım yiğidim,” dedi. “Koçum!”
“Ama nasıl olur? Açıktan açığa ilan-ı aşk ediyorsunuz!”
“Sana başka ne edilebilir ilan-ı aşktan gayrı?”
“Ben hayatımda karımın üstüne gül koklamadım!”