Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son kuvvetin bir feryadıdır. Ağlayamadığımız zamanlar, bizde o kuvvetin de mahvolduğu vakitlerdir ki, onun yerini alan dokunaklı bir sessizlik en şiddetli acıyla dökülen gözyaşlarından daha yürek sızlatıcıdır.
"Ne istediğimizi bilmek zor ve gençken başımız bir karış havada oluyor. E hayat dediğin de genç olduğumuz zaman başlıyor, onun için bazı şeyleri anlamak mümkün değil."
Bir an gelir her şeyden gerçekten tiksinirsin ama günler ve yıllar seni alıp başka yerlere götürür ve bazı şeyleri anlamaya başlarsın. En aptalca şeylerin bile bir anlamı olduğunu anlayıverirsin, sonra olayları fazla ciddiye almadan yoluna devam edersin.