Gündüzün maviliği gecenin karanlığına karıştı. Aslında ne gündüz maviydi ne de gece karanlık. Her şey sadece ona bağlıydı. Güneş gibiydi. Gözünü açtığında gündüz maviliği, gittiğinde gece karanlığı. Belki de bir bulut güneşin önünü kapattı. Ama bu tutulma uzun sürmezdi. Bir hayat bu kadar gecenin karanlığına gömülmezdi. Bu kadar çok ızdırap çekmezdi. Geçip giden bulut olmalıydı, zaman ve hayaller uçup gitmezdi. Gençliğimiz bulut olsa yağmurlar dinmezdi. Son damlası kaldı onunda. Eğer güneş çıkmazsa o da tekrar hayata dönmezdi.