Ödüllendirecekleri kişiyi dilekte bulunmakta serbest bırakmak büyüklerin özelliklerindendir. Bu, bir anlamda da imtihandır. Ne isteyeceğini bilip bilmediğini kontrol etmektir.
Çocuğunu başkaları büyütecek, hafta sonları görürsün. Aşını başkaları pişirecek, sen yersin. Karını akşamdan akşama bulursun. Yorgunluktan kemiklerin sızlayacak, aldırma. Taksitle al evini, taksitle döşe, taksitle yaşa. Seni de başkaları yaşatıyor, inan buna. Ziller, düğmeler, levyeler, planlar, çok uluslu şirketler. Evet, anladık bostana su sabah serininde girermiş, ayrılık olur deyi gözden öpmek iyi değilmiş, tohum ekmeden önce iki rekât namaz kılıp "kurdunan kuşunan, eşinen dostunan yemek nasip eyle" demek gerekmiş.
Unut sabah namazında safta durmayı. Nöbettesin. Unut amcaoğlunun cenazesini, fazla mesai. Boynundaki hamaylı çöz at, güldürme kimseyi yavuklunun verdiği çevreyi göstererek. Bak eller dünyayı değiştirmişler, sen de değiştir dünyanı. Yarınlar senin.
Üzüntü ve kederden, evham ve vesveseden, bunalım ve zihni dağınıklıktan kurtulmak isteyen ibadetlerine ve özellikle de namazlarına dikkat etsin.
Çünkü Efendimiz buyuruyor ki
"Kul ibadetlerinde kusurlu/ciddiyetsiz davranınca Allah onu üzüntülere müptelâ eder"
Abdülaziz Kıranşal