Peygamber Efendimiz (s.a.v.) "Mesul olduğu şeyle ilgili bilgilenmesi kişiye farzdır." buyuruyor. Biz şu anda yaptığımız işlerimizle ve hayatımızın gidişatıyla ilgili yeterli bilgi ve donanıma sahip miyiz? Peki, yeterli bilgi olmadan yaptıklarımızın hesabının, bir gün bize kabarık bir fatura olarak döneceğinin farkında mıyız?
Eski alimler vakitlerini boşa harcamaktan sakınırlardı. Bakınız Fudayl ibn Iyad şöyle demiştir: "Cumadan cumaya konuştuğu kelimeleri sayan insanlar biliyorum."
Allah Teâlâ ömrün kıymetini, sıhhat ve afiyetle geçen vakitlerin ne kadar önemli olduğunu, sadece kendilerine ilham edip öğrettiği kimselere ikram etmiştir: "Bu ancak büyük nasibi olanlara bir vergidir."
Necip Fazıl Kısakürek “Meyve derdinde olmayan ağaç, odundur." diyerek aslında anne-babaların esas mesûliyetini veciz bir şekilde hulasa eder. Eğer anne-babalar evlatlarını İslâmî kültürle yetiştirirlerse, yarın onlar da salih ve sadık evlatlar olurlar. Yok eğer evlatlarını "uydum kalabalığa” diyerek toplumdaki gafillerin akıntısına bırakırlarsa, hem dünyada hem de ahirette ağır bir nedâmetle karşılaşırlar.
Osman Nuri Topbaş