Ruth' unki insan soyunun, kendi renginin, kendi inancının ve politik görüşünün en iyi olduğunu, dünyanın dört bir yanına dağılmış diğer insanların kendilerinden daha az şanslı olduğunu kabul eden genel bir dar kafalılıktı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sizin bu evde aldığınız gibi bir hava, kitaplarla, tablolarla, güzel şeylerle dolu, insanların alçak sesle konuştuğu, temiz olduğu, düşüncelerin temiz olduğu bir yer havası solumak istiyorum.
Sahtecilik onun doğasında yoktu. Onda hile ve yapmacıkliğa yer yoktu. Ne olursa olsun gerçek olmalıydı. Şimdilik onlar gibi konuşamıyordu ama zamanla bunu yapacaktı. Buna karar verdi ama bu arada konuşmak zorundaydı ve bu onun kendi konuşması olmalıydı. Elbette onların anlayabileceği onları çok fazla sarsmayacak biçimde yumuşatılmış olarak ve bundan sonra bilmediği hiçbir şeyi susarak ya da ima yoluyla da olsa biliyormuş görünmeyecekti.
Allah'ım ben de onlar kadar iyiyim. Eğer onlar benim bilmediğim birçok şeyi biliyorsa ben de onların bazılarını öğrenebilirim diye düşünüyordu. Iste kitaplarda okuduğu insanlarla omuz omza yemek yiyordu, kendi de kitaplardaydı, ciltlerin basılı sayfaları içinde bir serüven yaşıyordu.
Birden, bocalayarak durdu. Bilgisizliğinin acı veren bilinciyle, kafası karışmıştı. Okuduğu kitapta, yaşamın güzelliğini ve büyüklüğünü hissetmişti ama kendi konuşması yetersizdi. Duygularını anlatamıyor du.Kendini karanlık ve yabancı bir gemide alışık olmadığı donanımlar arasında çalışan bir gemiciye benzetti. Bu yeni dünya ile tanışmak göreviydi ve şimdi içindeki şeyleri Ruth'un anlayabilmesi için onları anlatabilmeyi öğrenmeye karar verdi. Ruth onun ufkunda büyüyordu.