Bumblebee

10/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2020 63. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2020 01:33
Franz Kafka'nın "Eğer okuduğumuz bir kitap, bizi kafamıza vurulan darbe gibi sarsmıyorsa, niye okumaya zahmet edelim ki?" dediği gibi, okumanıza değecek, sizi sarsacak, roman okurken "roman" okumayı sorgulatacak bir kitap... Nihan Kaya'nın okuduğum beşinci kitabı ve her biri çok çok değerliydi benim için ama bu kitap beni ayrı bir sarstı. İyiki okumuşum, okuyunca siz de iyiki okumuşum diyeceksiniz
Edebiyat
KırgınlıkNihan Kaya · İthaki Yayınları · 20171,306 okunma
Bumblebee
Kırgınlık ve kırgınlık sonrası diye bir kitabı daha var bu kitapla o ikisi de aynı kitap mı acaba bilginiz var mı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Arkasındaki yazıya bakarak aldığım ve beklentimi karşılamayan, yarım bıraktığım bir kitapla karşınızdayım. Kitabı ilk incelediğimde arka kısmında savaştan dolayı İstanbula göç etmiş aileler ve insanların öyküsü yazıyordu ve ben de bu nedenle savaş merkezli bir olay örgüsü bekledim. İncelemeden önce bu yazarın şans verdiğim ikinci kitabı okuduğum ilk kitabı Bu Salı ve Her Salı Şişli kitabıydı. O kitapta da yazarın kalemine tarzına alışamamıştım ancak karakterlere ve olay örgüsüne daha kolay adapte olmuştum. Bu kitabı ilk açtığımda yazar yine ön sözünü geçmiş ardından sadece karakterin ismi ve kısaca bahsettiği yaklaşık on sayfa vardı ve bende maalesef ön yargı oluştu. Karakterleri okurken çok karıştığını hissettim ve direkt romana başlayarak olay örgüsünden ilerlemek istedim. Karakter isimleri yabancıydı ancak dizilerden yabancı kitaplardan alışık olduğumuz isimlerdi. Beni asıl zorlayan karakterlerin fazlalığından ziyade olay örgüsünden çok yazarın iç dünyasını okumamdı. Yazar bir karakteri bahsediyor ancak üstünkörü bir anlatımdan sonra direkt kendi iç dünyasından, düşüncelerinden bahsediyor. Örneğin bir karakter ölmüş niye neden kısmını es geçip ölümle ilgili kendi fikirlerini belirtmiş. Abartısız olarak şimdiye kadar okuduğum en zor kitap dahası sadece ilk 100 sayfasını okuyabildim.Yazar öykü veya deneme tarzında yazsaydı karakter kalabalığı olmadan daha sade bir kitap elde ederdi ve belki daha kolay okurdum
İstanbul Bir MasaldıMario Levi · Doğan Kitap · 2014194 okunma
Bumblebee
Kesinlikle katılıyorum çok zorlandım okuyamadım boğuldum kitapta.
5/10
·208 syf.··
2020 39. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2020 18:40
Herkese merhaba. Birçok okur, bu kitabı neden kesinlikle okumamız gerektiğiyle ilgili görüşlerini ayrıntılı biçimde belirtmiş, ben bu yazımda aksi yönde eleştirilere yer vereceğim. Öncelikle kitabı Flipper Yayınlarından okudum. Bugüne değin okumakta bu kadar zorlandığım başka bir çeviri olmadığını üzülerek söylemeliyim. Anlamsız, eksik cümleler ve anlatım bozuklukları da cabası. Kitap 208 sayfa ve beş bölümden oluşuyor. Anladığım kadarıyla ilk bölümde yazar şunu ifade etmek istemiş: Bak canım, sen yirmi dört saatinin üçte birini entelektüel olmaya harcıyorsun ancak hiçbir halt etmiyorsun. Her şeyi öğreneyim derken aslında hiçbir şey öğrenmiyorsun. Bir şey hakkında her şeyi bilmeye odaklanmak yerine her şey hakkında bir şey öğrenmeye çalışarak zaman kaybediyorsun. Çoğu yerde eleştirmekle kalıp, öneri sunamıyor. "Evet. Ama nasıl?" sorusunun cevabını bulabilmek adına kitabın son sayfasına kadar büyük bir dikkat ve titizlikle okudum ama cevabı hakkında pek tatmin olmuş sayılmam. Dönemin şartlarına göre anlaşılabilir olsa da kadınlardan nefret ettiğini düşündürecek kadar aşağılayıcı üslubu beni rahatsız etti. Böyle düşünmemin kadın olmamla ilgisi yok çünkü bir erkek olsaydım da rahatsız olacağıma eminim. İradesi zayıf biri olmamama rağmen iradesiz insanlara karşı kullanılan üsluptan da hoşlandığımı söyleyemeyeceğim. "Evet doğru söylüyor, böyle yapmak lazım" dediğim kısımlar bir elin parmaklarını geçemeyecek kadar azdı. Fikirlerin büyük çoğunluğu bildiğimiz şeyler, uygulama noktasında da bu kitabın motive edici bir yanını bulamadım. Yani ki, kitabın sonunda Ali Fuat Başgil'in dediği gibi "Ah bu kitap on sekiz yirmi yaşlarımdayken elime geçmeliydi" falan demedim. Hülasa, bu kitap beni kesinlikle tedavi eder, tedx konuşmaları kadar motive eder gibi bir yaklaşımınız
Eğitim
İrade TerbiyesiJules Payot · Flipper Yayıncılık · 202038,5bin okunma
Bumblebee
Yalnız degilmişim, kitap okurum yani ilk kez elime kitap almış değilim, kendimde hata aradım, ama okuduğumu anlamadım ilk kez, zaman kaybı gerçekten.
‘’Sanat sevgisi gerçek sevgiyi ortadan kaldırır.’’
9/10
·252 syf.··
Beğendi
·
2021 27. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2021 19:42
Sitede yaptığım ilk inceleme, Van Gogh aşığı olduğum için bu kitabı puanlayarak geçmem çok büyük vefasızlık olurdu, dolayısıyla uzun bir inceleme olacak… En başta söyleyebilirim ki sayısız kaynak okudum, video izledim Van Gogh’la ilgili, ancak bu eser tamamen birinci dereceden bir kaynak, o yüzden onu başkalarından değil, kendinden tanımanızı öneririm, açıkçası onunla ilgili okuduğum ilk kitap bu olmadığı için biraz suçluluk hissettim. Kitap Van Gogh’un Theo’ya 18 sene boyunca yazdığı mektuplardan oluşuyor. (Bunların aşk mektupları olmadığına dair bir açıklama yapmak istiyorum, bu şekilde kitabı alıp sonrasında yarım bırakan çok kişi var çünkü.) Vincent’in 200’e yakın mektubu bulunabilmiş, Theo’nunsa 40 civarı (Theo’ya kötü laf edilmesin lütfen eminim daha fazladır ama Vincent’ın göçebe yaşam tarzından dolayı -37 sene 38 farklı adres- mektupları kaybettiğini düşüyorum  ). Theo’nun yazdıklarını da görmek isterdim kitapta ancak Vincent çok düşünceli adam, mektuplarında Theo’nun bahsettiği konulara da yer vererek bizi iyice aydınlatıyor. Aralarındaki sevgi beni çok etkiledi. Normalde abiler kardeşlerine yardımcı olur ama Theo senelerce abisini maddi manevi desteklemiş, sık sık ziyaret etmiş. Ne isterse yerine getirmeye çalışmış ve belki de 30 değil de 37’sine kadar yaşayabilmesinin tek sebebi. Zaten abisi vefat edince o da acıya dayanamayıp 6 ay sonra vefat etmiş, geride çok sevgili eşi Jo’yu, Van Gogh’un da gözdesi küçücük oğlu Vincent’ı bırakarak… Van Gogh, Hollanda kökenli bir ressam. Ondan önce onunla aynı isimde bir erkek kardeşi oluyor ancak çok küçük yaşta vefat ettiği için ailesi yeni doğan çocuklarına öncekinin anısına ‘’Vincent’’ (Zafer) ismini veriyor. Araştırmacılar, ölen çocuğunu hatırlattığı için annesinin Vincent’ı pek sevmediğini, anne ilgisinden mahrum
Theo'ya MektuplarVincent Van Gogh · Yapı Kredi Yayınları · 20168,2bin okunma
Bumblebee
İncelemeniz için cokk teşekkürler, ben de hayranıyım ve hakkında daha fazla nasıl bilgiye ulaşırım diye yazınızı okudum, öncelikle bu kitabı satın almakla başlayayım o halde, yine varsa Van gogh la ilgili kitaplar ya da sizin tavsiye edeceğiniz kaynak ve ya yöntem lütfen bana yazın, tekrardan teşekkür ederim🌻🌻