Bizim yaptığımız işte sivriliği yer yoktur. Parlamaya, ünlenmeye hiç yer yoktur. Silik, hatta görünmez olacaksın. Bu iş er meydanında savaşmaya benzemez. Anladın mı bey oğlu!
Sanki bu vatan bir karpuz da her geçen gün elindeki dilimden ağzının suları akarak bir parça daha ısırıyor gavur. İçimden başımı duvarlara vurmak geliyor.
Hepimiz gönlümüzde sevgilerimizle doğuyoruz. Vatan sevgimizle, evlat sevgimizle, ana baba sevgimizle, aşkımızla. Zamanı geldikçe içimizdeki sevgiler filiz veriyor sadece.
Uyumak, ölmeye yatmak demekti Sarıkamış'ta.
Askerlerin böyle yüzükoyun karın üzerine yan yana uzandıklarında uyumamak için sürekli birbirlerini durtükledikleri, lafa tuttukları günleri, geceleri hatırladı Kemal. Kar altında uykuya dalmak, dünyanın en güzel, en tatlı, en keyifli ölümüydü. Acısız,sizisizdi. Sessiz sedasızdı.